Kitabın asıl adı; İlan Edilmiş Ölümün Kronolojiği imiş. Yazarın çocukluğunun geçtiği kasabada yıllar önce gerçekleşen bir cinayeti konu alan kitabın diğerlerinden farkı; ilk cümleden kahramanın öldüğünü, ilk sayfalardan da katillerin kimliklerini biliyorsunuz. Aslında tüm kasaba biliyor. Ancak cinayet engellenemiyor, ya da engellenmiyor. Katiller de namus gibi ‘haklı’ bir gerekçeleri olduğundan dolayı ceza almıyorlar. Görünürde katiller iki kişi. Ancak bu cinayetin pek çok sessiz katili var. Her biri haberinin olduğunu söylüyor. Ancak hepsinin cinayeti engellememek için gerekçeleri var. Aslında hiç biri suçlu değil, ve hepsi suçlu. Suçun ve haksızlıkların bu denli arttığı günümüzde kulağa ütopik gelen ancak çok da uzak olmayan bir senaryo. İnsan beyni eylemlerini mantıklı gerekçelerle açıklamaya eğilimlidir. Kasaba halkının cevapları da bu yönde. Tıpkı günümüzdeki gibi: biz ne yapabilirdik ki, bu durum bizi aşardı, başımız ağrırdı, hem saat kaçtı da oradaymış, ama o da haketmiş, haketmiştir......