Gönderi

8/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Değerli kitapseverler, bu incelemem ile sizlere Fatih KAPLAN Bey’in üç yıllık bir çalışması ve emeğiyle ortaya sunduğu kızıl gül eserini tanıtmak niyetindeyim. Değerli yazarımızın üç yıllık emeğiyle ortaya çıkardığı bu eserin 2.Baskısını okumuş bulunmaktayım. Yazarımız 1.baskısını'nın ardından 2.baskıda düzenleme yaptığını kendisi de belirtmiş bulunmakta. Bu eser bir tarihi roman niteliği taşımakta. Yazı dili sade ve açık. Eserde bizlere anlatılmak istenen aile ilişkilerinin vatan dara düştüğünde ne vaziyette olduğu, bunun yanı sıra memlekette sadece gözle görülür olmayan düşmanların savaş vaktinde nasıl bir tavır sergiledikleri anlatılmak istenmiş. Savaşın sosyolojik ve etnik yönleri öne çıkarılmış. Şüphesiz Anadolu’ya da bir ışık tutulmuş Kitabımızın özetine gelecek olursak şu şekildedir diye biliriz: Tokat’ın Erbaa ilçesinde doğmuş, büyümüş üç kardeş vakti zamanı geldiğinde cenk etmek için yola çıkacaktır. Kardeşler; Ömer, Abdülkerim, receptir. Ömer Fatma isimli bir kadınla evlidir. Çocukları yoktur. Abdülkerim 3 çocuk babası ve gülüşan hatunla evlidir. Recep ise tek çocuk babası Sabriye ile evlidir. Vakit gelmiş savaş kapıya dayanmıştır. Üç kardeş kendi aralarında seçip yapıp savaşa gitmek isterler. Hepsi birbirinden heveslidir. Ancak Abdülkerim evin büyüğü olduğu için birilerinin yanlarında kalmasının uygun olacağını dile getirir. Alınan kararla Abdülkerim'in kalması uygun görülür. Ancak ilerleyen süreçte kardeşlerin hepsi er meydanına gidecektir. Köyleri Ermenilere yakın olan bu kardeşler bu köylülerle hep dost halindedirler. Ermeni köyün papazı iyiliksever dürüst bir adamdır. Onunda matos isimli bir evladı vardır. Bu iki dost yanlısı aile kendi köylerini de kendilerine benzetmişlerdir. Onlarda artık hoşgörü içindedirler. Ancak savaş vakti geldiğinde her şey değişmiştir. Papaz ve oğlu hariç diğer ahali düşman kesilmiştir. Cepheye gitmek için yola çıkan bu üç kardeş Sarıkamış'a yaklaşırlar. Dar vadide binbaşı kazım bey komutasında ki askerler vadide pusuya düşürülmek istenir. Ancak önceden kesif yapan Ömer bunu kardeşlerine ve komutana bildirir. Ve zayiat önlenmiş olur. O vadide gece vakti yiğitçe mücadele edilir. Sarıkamış’a varılmıştır. Recep çıkan çatışma da şehit düşer. Aynı zamanda yanlarında bulunan yetim genç adam Hafız’da şehit olur. Ve artık savaş kendini en üst safhalara çıkarmıştır. Düşmanla göğüs göğüse mücadele verilmektedir. Sarıkamış buz tutmuştur. Öyle bir hal almıştır ki artık bir nebze uyumak isteseniz donarak can veriyorsunuz. Bu yiğitçe mücadele verilirken Binbaşı kazım bey cephede bulunan 2 kardeşe (Abdülkerim ve Ömer) ve askerlerine şu sözü söyler; “YANINIZDAKİLER'İ UYUTMAYIN VE UYUMAYIN !” #kitapşuuru
Tarih
Kızıl Gül 1Fatih Kaplan · Kültür Yayınları · 201928 okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.