Puan vermedi·415 syf.····Okunma: 02 Ağustos 2020 23:42 Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dili, Türkçe’yi kullanımı... ne denir ki yorum yapmak bile kifayetsiz. Her okuduğum cümlesinde ayrı bir lezzet ayrı bir derinlik vardı.Okuyup geçtiğim sayfalara acaba kaçırdığım, derinliğini anlayamadığım yerler var mı diye tekrar tekrar bakma gereksinimi hissettim.
Mümtaz ve Nuran’ın aşkı değil mesele. Daha derinlerde. O sadece bir yol. Varılmak istenen hakikat, anlatılmak istenen daha büyük dertler var.
Garp, Şark bitmek bilmeyen mevzumuz. Arasında kalan insanlar, bunun uğruna çekilen ıstıraplar kendini bulma arayışı, insanlardan hatta benliğinden kaçış, kayboluş ele alınan meselerden birisi.
Diğer ön plana çıkan mevzu ise varoluş-hiçlik arasındaki çatışma. Hiçlik uğruna hiç olan hayatlar..Varoluşu anlamlandıran, en yüce varlık, alemin gözbebeği insan.. Nasıl olunur? İnce ince işlenmiş.
Bunun haricinde Musiki, şiir, sanat.. her şey var.
Çok yönlü çok derin bir kitap hayranlıkla okudum. Deruni yönüyle kendine mest ediyor. Tabi ki cümlelerin dizilişi, o tasvirler, şiirimsi anlatış zaten bana düşmez yorumlamak..
Böyle değerli insanlar iyi ki var olmuşlar.
Keyifli okumalar.