Öyle bir dünya isterim ki;
Nefesimi her çektiğimde
Her yudumumda, her damlamda
Sevgiden beni sarhoş edecek
Ve kötülüğü karşımda kukla yapıp
Beni bir çocuk gibi gülümsetecek
Bir dünya isterim...
Her yanım kahır ile yansa da
Hiç küllenmeyi bilmeyecek
Kötülüğün yelkenlerini öyle akıp uzaklara götürecek
Bir deniz olmak isterdim
Bu dünya da en çok
Bu kader bardağına hapis hayatın
O her yağmur sonrasına
Çamur bulanmayan adımlarıyla
Hep özgürce, hücre
Süzülmek isterdim
Ovasız, yaylasız, dağlarsız yarınlarında...
Mevsimlerin hep yeşile kök saldığı
Bir dünya isterdim
İyiliğin bir rüzgar gibi heryan olduğu
Göklerin martı gibi beyaz bir nefer giydiği
Bir dünya, bir yaşam isterim.
Tek kelime acının olmadığı
Bir dünya...
Bir ömür çuvalın da
Sevince hep dalgalar savuran,
Ve heryanı kavuran o karanlık geneşe inat
Dudaklarımda kuruyan
O bütün sevgileri,
O bütün özlemleri,
O bütün hayalleri,
Beklenen umut dolu yarınları da kutuplaştıran
Bir dünya isterim hep
Sesiz bir mavinin gölgesinde
Uykuya her dalışında yaşam
Tıpkı bir gece kuşu misali
Ortaya çıkıp bir dünya kurardım işte
Aklımın takati yettiğince
İşte öyle aldırışsız...
İşte öyle özgür...
İşte öyle sonsuz...
Zulmetin derinlerene kök saldığı
Bir düş perdesinin ardından
O batmaz güneşin gri renklerinde
Dolanırdık hep karanlığı
İşte bu sol yanımla ben
İkimizde
Acı bitmeyen bir ülke kurardık
İşte böylesine
Göklere her karanlık çöküşün de...
Tarık Özdemir 🕊️🌼