Puan vermedi·368 syf.····Okunma: 07 Ağustos 2020 22:02 Nietzsche'nin düşüncelerinin en yükseğe ulaştığı felsefi bir kitabıdır 'Böyle Buyurdu Zerdüşt.' Eserde kendine sözcü olarak Zerdüşt'ü seçmiştir. Düşüncelerini, fikirlerini onun aracılığı ile aktarmıştır. Dil açısından yalın gibi gözükse de anlam kapalılığı vardır. Anlamı derin düşüncelerine yer vermiştir. Zerdüşt kendini insanlardan soyutlamış, dağda inzivaya çekilmiş ve kendine insanlar yerine bir kartal ve bir yılanı dost edinmiştir. Çünkü insanoğlunun dostluğuna güvenmemiştir. Şöyle ifade etmiştir. "Yukarı çıkmak istiyorsanız kendi ayaklarınızı kullanın. Sizi bir başkasının taşımasına müsaade etmeyin. Yabancı sırtlara ve kafalara güvenmeyin!" (S. 335)
Ayrıca "Bu insan nedir? Ruhun içinden dünyaya yayılmak isteyen bir hastalıklar yığını!!!" (S. 44)
diyerek insan hakkında düşüncelerini dile getirmiştir.
Nietzsche tüm inançları yok sayıp evreni, Tanrıyı, varlığı, yaşamı, dinleri sorgulayıp yargılamıştır. O üstüninsanı aramaktadır. Ona göre insan aşılması gereken bir varlıktır.
Nietzsche bu kitabında Tanrı'nın ölmüş olduğunu felsefi açıdan söyler. Aslında tanrıyı aramaktadır. Nietzsche onu anlamadıkları için şikayetçidir. ona göre bu kitap herkes için ve hiç kimse içindir.
Kitabın sonunda da derinliğe değinmiştir.
"Ey insan, dikkat et!
Derin gece yarısı ne diyor?
Uyuyordum, uyuyordum,
Derin rüyadan uyandım!
Dünya derin,
Gündüz düşündüğümden daha derin.
Keder derin,
Fakat her haz sonsuzluk ister.
Derin, derin sonsuzluk ister." (S. 363)
Bunlar dışında bir çok konuda öğütler vermiştir. Felsefi kitap olan 'Böyle Buyurdu Zerdüşt' fikirlerin hepsine katıldığım söylenemez. İnsana hitap ettiği şeyler kendi görüşleri dahilindedir. Oysa insan ruhen sürekli değişim halindedir. Zerdüşt insanlardan yakınmaktadır. Ve insanın olduğundan daha üstün olması gerektiğine inanmaktadır. Üstüninsanı aramaktadır.