·176 syf.····Okunma: 08 Ağustos 2020 23:19 Sokrates’in yer yer sözü uzatması ve yöntemleri yorsa da diyaloglar aralarındaymış gibi okutuyor. Kallikles ise “Sırf sus diye sözünü kabul ediyorum Sokrat.” modundaki alaylarıyla lisedeki felsefe hocama ne çok benziyor!
Kısaca Sokrates, doğru yaşayanın bu dünyada da manevi bir lezzet alması, kötülükle yaşayanın yine manen dünyada fenalıklar görmesini izah ederek; “Öyleyse doğruluk için kullanılmayan, iyiliğe hizmet etmeyen bir retoriğe ihtiyacımız yok.” diyor.
Birtakım notlar:
[Yaşamın amaçları]
“Ve de insan eğer mutlu olmak istiyorsa, kendisinin ve devletin bütün gücünü doğruluk ve ılımlılık üstünde toplamalı, her işini bu amaç uğrunda yapmalı, tutkularının dizginini serbest bırakıp onları tatmin etme peşinde koşmamalı, zaten böyle bir şey dermanı olmayan bir hastalıktır, ve dolayısıyla bir haydut gibi yaşamaktan kaçınmalıdır.”
[Keyfi kanunlar ve hukuk]
“Haksızlık etmektense haksızlığa uğramayı” yeğliyor. O zamanlarda dahi fikri ve yaşamı sebebiyle malına el koyulmak, sürgün edilmek veya öldürülmekle tehdit edilmesi düşündürücü. Fakat Sokrates, kanunları kafalarına göre yaptıkça kralların azap içinde olduklarını ve en ağır cezaları alacaklarını söylerken gayet rahat.
“Çünkü keyfî iktidarları sayesinde, en ağır ve en dinsizce suçları işlemişlerdir.”
[Mevcudattaki uyum, nizam, sanat]
“Ama, herhangi bir şeye, sözgelimi, eşyaya, bedene, ruha ya da hayvana özgü bir nitelik, ona bir rastlantı olarak ve eksiksiz bir biçimde gelmez; her birinin yapısına uyan bir düzenlemeden, bir doğruluktan ve bir sanattan gelir.”
Fark etmek için filozof olmaya gerek de yok.
[Ölümü görüşü]
“İnsanın kendisi akılsız ve korkak olmadıktan sonra, ölümün kendisi korkunç değildir.”
[Bir konuda ilim sahibi olmadan söz söylemek]
“Çünkü şu andaki durumumuzda, öylesine bilgisiziz ki, aynı ve en önemli konular hakkında durmadan fikir değiştiren bizlerin sanki bir şeymişiz gibi palavralar sıkmaktan utanması gerekir!”
Teşekkürler Platon^^