Puan vermedi·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ağustos 2020 15:02 Stefan Zweig 'ın genç bir kadının hayatını anlattığı bu kitap aslında Avrupanın adım adım 1. Dünya Savaşına sürüklenmesini ve bu savaşla birlikte yaşanan trajedileri anlatır. Savaşın anlamsızlığını, yakıcılığını, insanı insana dair olandan nekadar uzaklaştırdığını ve yarattığı tahribatların anlattığı bir savaş karşıtı kitaptır Clarissa.
Savaşı savunan, savaş çıkartan, savaştan beslenen ve bunu vatanseverlik kisvesi altında gerekli ve kaçınılmaz gösteren o yüksek rütbeli ve yüksek makamlarda yerini almış siyasetçilerin yarattığı mutsuzluğa karşı sıradan insanın mütevazı mutluluğu ve yaşamı insanlık tarihi boyunca insana en az zarar veren şey olmuştur.
Kitaptaki kahraman Leonardo'nun o sıradan insanı arama çabası ciddi bir savaş karşıtlığı olarak okunmalı. Sıradan insanın hırslardan uzak, küçük şeylerde mutlu olması ve bu mutluluğu paylaşma duygusu belkide en kiymetlisidir.
.... çoğu zaman akşamları bir kitabım olur, bir arkadaşım, güzel bir mektubum, biraz da müziğim. Aslında bunlardır benim mutluluk dediğim şeyler. Cogaldiklari zaman onlarla ne yapacağımı bilemiyorum. Başkalarıyla paylaşmak istiyorum. Tüm bunlar benim için çok büyük mutluluk....
Avrupanın adım adım 1. Dünya Savaşına nasıl sürüklendiğini anlattığı kitapta 1914 yılının toplumunsal ruhsal durumunu gözler önüne sererken aynı zamanda genç bir kadının yaşadığı zorluklarla içsel çatışmaların anlatıldığı pskolojik bir roman.
Ince bir roman olmasına rağmen bu kadar temayı, olayı içinde barındırıyor olması beni oldukça etkiledi.
Kadının erkek egemen toplumda yaşadığı sıkıntıları, kendini ifade edememesi, erkeğin yarattığı baskıcı zihniyet sonucu kadının kendini hep bir erkeğe karşı sorumlu hissetmesi kendinden çok onu mutlu etmeye çalışması, kararlarını yalnız alamaması-ki romanda Clarissa nerdeyse bütün davranış ve kararlarını ona vereceği mutluluğu yada faydayı düşünmeksizin babasında yaratacağı etkiye göre alması yaşamı buna gore şekillendirmesi- bu toplumdaki kadının edilgenligi ve sıkışmışlığını çok iyi anlatıyor.
Toplumsal yapılanmada kadına biçilen roller ve bunun sonucunda kadının yaşadığı ruhsal durum, savaşın anlamsızlığı ve yarattığı tahribatlar.... kitap bu yönleriyle irdelenecek çok sayıda ayrıntıya sahip.