Güç, para,mevki ve aristokratlarla dolu bir çevresi olan iktidar ve şatafat tutkunu bir kadının elindekileri kaybettikten sonra yaşadığı manevi çöküşü anlatan bir hikaye.
Kaybettiklerini geri kazanmak için çabalayan ancak bunda başarılı olamayacağını anlayınca kendince tarihe geçecek bir ölüm sahnesi sergilemeye çalışan roman kahramanı bunu da başaramıyor.
Hayatın anlamının onun için sadece şatafatlı balolar, aristokratla dolu arkadaş çevresi ve kendisine sahip olduğu güç için yakınlık gösteren insanlardan ibaret olması nedeni ile yaşamaya mecbur bırakıldığı taşra şehri mutsuz olmasına ve manen çökmesine sebep oluyor.
Güzel ve sıkılmadan okunan bir öykü.