Eser Rus edebiyatının ilk modern romanı olarak kabul edilsede gogolun ölü canlar isimli eseri ile bu anlamda mukayese edilir.
Gogol’un eseri daha çok şiirsel destansı bir nesirdir.
Roman batı dünyasında da epey kabul görmüş ve rus edebiyatını dünyaya açmıştır.Yevgeniy bazarov kimilerine göre ilk bolsevikleri temsil eder romanda.Roman bir çok konuya dolaylı bir şekilde değinerek derin bir metafor kullanır.Romanı kendi zamanı üzerine işlenerek yorumlanırsa oldukça net bir şekilde şehir yaşamı ve kırsal yaşamın içerisinde bulunan çağ farklılıklarını ve insanın kendi inançları doğrultusunda şekillenen yaşamına değinir ve bu yaşamların inançlarımız ile çatışmaya girdiğinde bizi nelere ve nerelere sürükleyebileceği anlatılır. Nihilizm ve bu tarz düşünce olgularını sindiremeyen insanları ve bilumum romanın işlediği ve herkesin hakkında aynı yorumları yaptığı konular hakkında düşünceleri ve fikirleri her yerde bulabilirsiniz zaten.Ben kitabın günümüzde yaşayan modern insana ne katabilecegini anlatmak isterim. Turganyev’in ne aristokratlara ne de ateşli devrimci gençlere yaranabildiği, kendi ifadesiyle kariyerini bitiren romanı.Yazar bazarov karakterini ingiltere'de yazlığında tanıştığı bir doktordan esinlenerek yazıyor.Açıkçası ben romanda daha derin analizler, çatışma öğeleri bulmayı ummuştum.Bazarov ve pavel petroviç'in masadaki tartışmalarının ötesinde teorik bir arka plan yok. pratik olarak ise bazarov'un umursamazlığı ile geçiştirilen bir boş vermişlik nedeniyle yüzeysel bir anlatımla sınırlı kalınmış. tabi bu yorumları 2020'den yapıyorum, o yüzden çok da haksızlık etmemek gerek.
Nihilizm’in Rusya’da filizlenen bu ilksel halinde estetik, sanat, sevgi, şiir vb. gibi pratik bir faydası bulunmayan, soyut, maddesel olmayan ve rasyonel temelden yoksun tüm öğelerin istisnasız dışlandığını görüyoruz. halbuki sonradan görüyoruz ki nietzsche sanatçıyı felsefeciden bile daha önemli görecek. bu nedenle bazarov'a hayvan desek Nietzche sırtımızı sıvazlardı
Nihilist bir karakter için harika bir son cümlesine sahip romandır.
"bu çiçekler bize,yalnız sonsuz huzuru anlatmazlar,onlar bize aynı zamanda o sonsuz barışı,ölümsüz bir hayatı anlatırlar."