Gönderi

9/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Kendisiyle Meczup’ta tanıştığım Halil Cibran’ın üslubu beni oldukça etkilemiş ve yazarın tadı damağımda kalmıştı. Böylece sıra geldi “ustalık eseri” olarak bilinen Ermiş’e.. el-Mustafa isimli bir karakterin ağzından sözde Orfales halkına nasihatler dizisi şeklinde yazılmış olan eser özünde tüm insanlığa bir veda konuşması taşır nitelikte. İçindeki öğütler öyle hayata dair, öyle içten ve anlatımı o kadar yalın ki, insanı hiç yormuyor. Aksine okurken bir büyüğün karşısına oturmuş nasihat dinliyor gibi oluyorsunuz. Eserle ilgili yapılan yorumları incelediğimde gördüm ki oldukça farklı noktalarına değinilmiş. Ben de benim dikkatimi çeken bir konuya değineyim: eserde el-Mustafa halkın sorduğu sorular üstüne cevaplar veriyor. Halk kesiminde sorulan sorular ve kişiler bağlantısı oldukça belirgin. Kim yarası neyse yahut hangi konu hakkında daha özenli davranması gerekiyorsa o konuda sorular soruyor. Örneğin bir anne ‘bize çocuklardan bahset’ derken bir çiftçi ‘çalışma’ hakkında, bir öğretmen ise ‘öğretmek’ konusunda bilgi almak istiyor. Ben de kitabı okurken her bölüm isminde “Bu soruyu bence şu soracak, şu soru bence buna ait” gibi tahminler yaparak okudum Kitap hacim olarak küçük ancak benim okumam epey bir zamanımı aldı. Buna yoğunluk da sebep olmuş olabilir, tembelliğim de Ancak en büyük sebebi şu ki kitap bir başucu kitabı ve bir büyükten öğüt alıyormuş gibi hissettirdiği için bir çırpıda okumak istemiyorsunuz, yahut bende bu şekilde tezahür etti Şiddetli tavsiyelerim arasına ekliyorum “Çünkü taçlandırdığı gibi çarmıha da gerebilir sizi aşk. Büyüttüğü gibi, bir ağaç misali budayabilir de sizi.”
ErmişHalil Cibran · Koridor Yayıncılık · 202085,3bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.