Puan vermedi·172 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 14:21
"İyilik kişinin içinden gelir. Kişi iyiliği seçebilmelidir. Kişiye seçme hakkı verilmezse, o kişiliğini yitirir." Kitabın ana fikri kesinlikle bu söz... İlk defa okuduğum bir kitabın kahramanından nefret ettim diyebilirim. (Hem de çooookkk) Arkadaşlarıyla birlikte sergiledikleri eylemleri okumakla birlikte içimden yahut dışımdan sövdüm de sövdüm. Kahramanın dili argo kelimere yeterince yatkın ve kitap bolca rahatsız edici betimlemelerle dolu. Başlarda rahatsızlık duysamda "böyle bir karakterden de saygılı bir kelime dağarcığı beklenmez bee!!!" diye düşünerek kabul ettim. Ama sayfalar ilerledikçe kahramanımız Alex'e üzülmeye de başladım doğrusu. Genellikle yaşadığı her darbede "anladığm kadarıyla dünyada kimseye güven olmuyordu, ey kardeşim" sözüyle bizi de uyarıyordu aslında. Alex, aslında çevresindeki arkadaşlarına ve ailesine rağmen yalnızmış.( Arkadaşları ile beraber işledikleri suçları sadece o işlemiş gibi yalnız) Dönemin iktidarlarının ,çevreye taşkınlık yapanların ıslahı için hazırladıkları projenin tek boyutlu biçimde makineleştirilmeye çalıştırılan ilk kurbanı olmuştu Alex. Artık Alex'in kendi fikri olsa da fikirlerine göre bir yol seçme imkanı yoktu. İyiye yalnızca ve zorla iyiye yöneliyordu. Fikirleriyle yaptıklarının uyuşmaması onu deli ediyor ve hasta olduğunu düşünüyordu. Anladım ki, Allah'ın biz kullarına bahşettiği iradeyle birlikte doğru olan yolu bulmak ne büyük lütuf ne büyük nimet. Bir kez daha şükürler olsun dedirtti kitap . Ama yine de bu projenin Alex'e olan faydasını da görmezden gelemeyiz; İçinde bulunduğu durumdan kurtulup eski haline dönmeyi hayal etse de, her şey normale dönünce büyüdüğünü her yönden farkına varıp değişmeye ihtiyacı olduğunu farkına varması da kitabın iyi bir sonla bitmesine vesile oldu. İyi okumalar:)
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
·
5 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.