Mükemmel olacağım diye doktorluk isteyemezsin mesela. Milyonlarca insanın canı sana emanet. Yahut yine o arzuyla hareket ederek savcı olamazsın. Dava dosyalarında göreceğin suçlar, acılar o arzunun olmadığını bir tokat gibi yüzüne vurur. Bir parça huzur istiyorsan, hayatına güzellikler sunacağın bir çiçekçi de olursun. Ama mükemmelliğin olmadığını bir cenaze için çelenk hazırladığında anlarsın. Ya da daha acısı bir adamın metresi için en fiyakalı buketi hazırlarken. Her şey insanların kötülüğü ve acımasızlığında anlamını yitiriyor. Geriye sana kalan acı tecrübeler oluyor. Ben bu çocuklara iyi bir yuvanın sözünü verebilirim sadece.