Gönderi

Koşulsuz acı içinde anlam barındırır
Puan vermedi·170 syf.··
2020 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 03:05
Avusturya'lı piskyatr Viktor Frankl'ın ekseriyetle en bilinen kitabı "insanın anlam arayışı" tüm dünyada ses getirmeyi başarmış bir kitaptır. Psikolojik altyapı gerektirien bir kitap mı sorusuna ise yanıtım hem evet gerekli (özellikle ikinci kısım için), hem de varoluşçu terapiye dayanan logoterapi doğası gereği kalıplardan sıyrıldığı için bazı yerler zorlayıcı olabilmekle beraber, zorluk çekilmeden okunabilecek bir kitap. Dikkat zorluk çekilmeden okunması, hızlı olunacağı anlamına gelmiyor, bende oldukça ağır bir tempoda ilerledi kitap, zira 6 günde bitirdim. İkinci dünya savaşı sırasında insanlığın en büyük trajedisinin yanı sıra onların Tanrı'nın insanları olduğuna inanmadığım Almanya'nın izlediği faşist politikanın sonucu olan Holokost yaşantıları sırf Yahudi olduklarından dolayı genç yaşlı, çoluk çocuk, kadın dinlemeden milyonlarca insan yuvalarından, yurtlarından sürülüp insanlık dışı bir muamelelere maruz kaldıkları toplama kampındaki hayatlarını ifade eder. Ancak bazıları da öyle ki toplama kampına giremeyecek kadar şanssızlardır onların gideceği tek yer bir parça sabun verilerek sokuldakları gaz odalarıdır. Bazılarını ise bazen ölü bazen canlı fırınlara yani krametoryumların ateşine atarlar. Auschwitz de Polonya'da bulunun en büyük toplama kampıdır işte Viktor Frankl da ilk olarak Auschwitz toplama kampında sonraları başka kamplara gönderilen bir mahkumdur ve oradan kurtulan şanslı insanlardan biridir. Ancak kendisinin de dediği gibi "en iyilerimiz dönemedi." Kitap üç bölümde oluşuyor ilk bölümde kendi kamp yaşantılarını anlatıyor. İkinci kısımda ise kendi teorisi olan logoterapi kuramının genel ilkelerinden bahsetmiş. Son kısımda ise iyimserlik tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Kamp yaşantılarına ilişkin kısımda, getirildikleri kampta, neler yaşadıklarından, bu durumla nasıl yaşamaya devam ettiklerinden, bazılarının da nasıl devam edemediğinden bahsetmiş. Ayrıca bu kamp yaşantılarının kuramını nasıl şekillendirdiğini de görmekteyiz. Varolmaktan nasıl vazgeçmediği çünkü kendinin hayattan bir şey beklemeden ziyade hayatın kendisinden ne beklediğini biliyordur ve eğer hayatında bir anlam olmadığını düşünüp vazgeçse bunca acı anlamsız olmaz mıydı? Ancak benim için asıl önemli kısım logoterapi'nin anlatıldığı ikinci kısım. İnsan bir toplama kampı deneyimi yaşamış olmasına rağmen hala nasıl yaşamda bir anlam bulduğunu ifade eder? Buradan biraz bahsetmek istiyorum. Logoterapi Varoluşçu Terapinin altyapısına dayanan bir tür felsefeye sahip bir kuramdır. Logo tanımına bakılacak olursak "Anlam" manasıyla karşımıza çıkmaktadır. Yani anlam terapisi diyebilirim. İnsanların hayatlarındaki anlam üzerine odaklanır daha doğrusu hayat potansiyellerle dolu olduğundan insanların hayatlarındaki potansiyel anlama odaklanır. İnsanın varolmasının engellenmesini karşılayan varoluşsal engellenme sonucu insan nevrotikleşir ve bu varoluşsal problemden kaynaklanan nevroz noöjenik nevrozdur ki bunlar varoluşsal boşluğa neden olabilir. varoluşsal boşluk yaşayan (nevrotik) insanların hayatlarındaki anlamı keşfetme yönünde ona cesaretlendrici süreçte onunla beraber yürüyen bir biz psikolojik danışmanlar, psikologlar, psikiyatristler vardır. İnsan üç sekilde hayatında anlam bulabilir birinci yol bir eser yaratmak, ikici yol bir insanla ilişkiler bütünü oluşturmak, üçüncü ve en önemlisi kuramın da alt yapısı olan acıyı yaşayarak insan hayatın anlamına nail olabilir. Ancak şurası karıştırılmamalıdır acıdan kasıt insanın maruz kaldığı, acı çeken ve kurtulması olanaksız olduğu durumlara ilişkidir diğer bilerek çekilen acı mazoşistçedir BURASI ÇOK ÖNEMLİ. İşte insan bu acıdan beslenerek kendi potansiyellerini ortaya çıkarır ve eşsiz bir varlık olabilir. Yani yaşamın anlam potansiyeli sınırsızdır çünkü kaçınılmaz olarak acı çekme potansiyeli vardır. Düşünün iki kolu olmamasına rağmen Avrupa şampiyonu olan yüzücümüz Sümeyye Boyacı nasıl şampiyon olmuş? Hayatındaki anlamı keşfetmiş, nihai anlamı bulmuş ve hayattan vazgeçmemiştir? işte hayttan vazgeçenlerin vay haline, kitabı okuyunca mahkumların neden sigara içtiği vakit yaşamdan vazgeçtiğini anlayacaksınız. Yaşama istemci sorumluluğu da beraberinde getirir. Bir diğer değinmek istediğim nokta ise şudur: Herhangi bir duruma ilişkin bir durumu başaramadığımızda sadece belli bir potansiyeli gerçekleştirememiş olur. Ve geçmişteki gerçekleştirdiği potansiyelleri zaten onun var olduğunu gösterir. Çünkü o duruma ilişkin sorumluluğunu yerine getirmiş ve o durum sonsuza dek geçmişte kaydedilmiştir. Durum böyleyse gelecekte bir şeylerin geeçekleştirilmeyeceğini kim bilebilir. Bu bile yaşamaya değer. Kuramın en önemli kavramı " çelişik niyeti" mutlaka araştırın gerçekten etkileyici olduğunu göreceksiniz. Daha önce okumadıysanız eğer bir kurgu olan Ateşin Şarkısı'nı bu bağlamda okuyabilirsiniz. Benim de bu Holokost yaşantıları ile ilgili merak ettiğim ve okumak istediğim bir başka kitap Primo Levi'den Bunlar da mı insan? Sağlıkla kalın kitapla kalın.
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
··
21 Gösterim
2 Yorum
Güzel bir inceleme yazmışsınız. İlk gördüğüm an okuyup, beğenmiştim. Ama haddimi aşmazsam sormak istiyorum neden tekrar tekrar 0'dan paylaşıyorsunuz? Var olan gönderiyi tekrar atsanız anlarım da 0'dan gönderiyi neden attığınızı sorabilir miyim?
Kerim erol
Gönderi Sahibi
Görünmediği için silinip silinmedigi hakkında yorum yapmam maalesef.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.