Bazi kitaplar hikayenin yada anlatılanın, kitabin yada sayfa sayısının hiç bir öneminin olmadığını anlatıyor.
İncecik bir kitapta size verilmek istenen mesaj ve geçen duygular yetiyorda artıyor.
Kitabın ismi, hikayesi ile müsemma bir kitaptı.
Mecburiyet!
Gitmek ve kalmak arasında,
Sevdiğin ve korktuğun arasında mecbur kalmak...
Seçim yapmak...
Kendinden kaçmak...
Stefan Zweig'dan okuduğum ilk eserdi. Ama 50 sayfalık bir kitap nasıl 2,3 saatlik izlenen bir film gibi etki eder insana...
Ferdinand ve Paula'nın arasında geçen herseyi yaşadım.
Paula'nin çırpınışlarını, bağırışlarını, dik duruşunu, boyun eğmeyişini, özgürlüğünü bizzat içimde hissettim. O tren garını, Ferdinand'ın sınırdaki bekleyişini...
Her şeyi gözümün önünde gördüm,
izleyerek okudum...
Ara ara elime alıp okuyacağım bir eser daha edindiğim için şanslı hissediyorum.