Puan vermedi·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ağustos 2020 23:59 " Bilmece gibisin ey kitap. Şimdi tüm bunlar berberin anlattıkları mı ? Çırağın jilet getirmesini beklerken köpüklü sakalıyla uyuyakalan adamın rüyası mı ? Yoksa berberde sıra bekleyen adamın orada edilen muhabbetlerden hareketle yazdıkları ya da düşündükleri mi ? Kaybolan Cıngıl Nurin' in söyledikleri mi ? Cennet' in oğlunun mektupları mı ?
Önemi var mı ya da bu soruların, bulabilirsem eğer cevapların ? Ama bunu derken bile düşünmeden ve sormadan duramıyorum. Anlatının gerçekliği ve bu somut gerçeklik üzerinden ima edilen soyut üstü ...
Yok yok ! Olmuyor devamını getiremiyorum. Etkilenmenin ötesinde bir şey yaşadım. Hasan Ali TOPTAŞ ' ı bir edebiyat dergisinde tanıdım ilk. " Kuşlar Yasına Gider " adlı son eseri tanıtılıyordu. O aralarda Sadık GÜRBÜZ' ün seslendirdiği aynı adlı türküye takmıştım kafayı. Hal böyle olunca ilgimi çekmişti ve aradan birkaç yıl sonra okumaya başladım Hasan Ali TOPTAŞ ' ı. HEBA, ÖLÜ ZAMAN GEZGİNLERİ, YALNIZLIKLAR, GÖLGESİZLER ... Vazgeçemiyorum resmen. Araya başka isimler başka eserler girince dikkatimi toplayamıyorum. Bütün eserlerini okuyup sindirene kadar da mümkün olmayacak sanırım. "