Gölgesizler

Hasan Ali Toptaş
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İçi Sıkılan Okur
4/10
·256 syf.··
2021 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2021 09:44
“Sadece falanca yazarı okumak için bile Türkçe öğrenmeye değer.” Bir kitabın arkasına yabancı bir isimle, bu not düşüldü ise bir kere soğuyarak başlıyorum o kitaba. Esasında bu şu demek, bak mis gibi yatırım yapıp basmışız kitabı, reklamını yapmışız, bu kitabı okumak için Türkçe öğrenmek isteyen, dilimizi bilmeyen yabancılar da var ama sen Türkçeyi anadil olarak biliyor olmana rağmen parana kıyarak alıp okumuyorsun… En azıdan İletişim Yayınlarından beklemezdim, basit! Hasan Ali Toptaş, bu üçüncü kitabın oldu okuduğum ama ben hala ısınamadım ürünlerine, üstüne birde ifşaların çıktı. İfşaların, pis adam olman ya da çok iyi bir insan olman aslında beni çok ilgilendirmiyor zira nice yazarlar gördüm elbisesi yok nice elbiseler gördüm içinde yazar yok misali şimdiye kadar mükemmel eserler okudum sahiplerini de o derece güzel zannettiğim ancak tersi çokça malum oldu. Bu nedenle eseri sahibinden bağımsız değerlendirmek isterim. Sahipleri de eserlerinden bağımsız elbette. Abartıldığı kadar iyi mi? Değil. Sorun bende olabilir, anlamıyor da olabilirim ama okurken zihnimden geçenleri sıralayayım. Yazarın etrafında döneceği mekanlar ve konular belli. Bir kere köy olacak. Giz olacak ve varoluş/yok oluş çerçevesinde gerçeklik zeminini sarsarak güvenilmez ve ucu açık sonuçlara meydan verecek. Kitle psikolojisi ve doğaüstü kimi olayları da buraya ekleyebiliriz. Dili okunaklı olan herkes bunu zaten yapabilir gibi geliyor bana. Hasan Ali Toptaş’a yönelik tek olumlu baktığım taraf da burası zaten. Kimi bariz hatalar söz konusu olsa da gayet akıcı bir dili var fakat bir bütün değil yine de. Örneğin köy var ama köylü gibi konuşan kimse yok ya da köylü gibi düşünen bir köylü de. Yeri geliyor köylü öyle bir hissiyata kapılıyor ve öyle düşüncelere dalıyor ki bu hayatın onu bu düşüncelere
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2023 15:27
KAR NEDEN YAĞAR KAAAAR??? Yazarın 1995 yılında yayınlanmış aynı zamanda filme de uyarlanmış gölgesizler romanı postmodern türde yazılmış romanların en önemlileri arasındadır. 1987 den bu yana çok sayıda öykü ve deneme türleri yazmıştır. Gölgesizler; yayınlanmış ikinci romanıdır.Ve bu kitap 1994 Yunus Nadi roman ödülüne layık bulunmuştur. Konu mekan olarak hem köyde hem de şehirde geçer. Olay Roman yazarının bir berber dükkanında yaşadığı anlamlandıramadığı ilginç kayboluşlara şahit olmasıyla başlar. Köyden şehre şehirden köye doğru garip şekilde insanlar yok olup bazen de yıllar sonra geri dönebiliyolar. Ama yaşadıkları şeyi kendileri de anlamlandırmakta zorlanıyorlar. Varlık ve yokluk temaları üzerinde yoğun olarak durulmuştur. Yazarın edebi dili ve anlatımı çok güçlü. Kalemi de çok süslü ve keskin bence. Okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak. Kesinlikle öneririm özellikle psikolojik dram türünde yazılmış olan bu kitabı okumalı ve okutmalısınız. Kitap yıllar önce filme de uyarlanmış. Selçuk yöntem, Altan erkekli gibi önemli oyuncular rol almaktadır. Film müziğini de Candan erçetin seslendirmekte. Filmini de izledim ardı sıra.Filme uyarlanan kitaplar içinde bence en iyisiydi.İyi okumalar dilerim Bir varmış bir yokmuş
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2021 106. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2021 23:52
Yazardan daha önce Kuşlar Yasına Gider kitabını okumuştum. Dimağımda güzel bir şarkı dinlemişim tadı bıraktı. Gölgesizler kitabı kurgusal açıdan daha karmaşık ve başarılıydı bence. Kitap, bir berber dükkanında çırağın tıraş bıçağı almaya gitmesi ve dönmemesi ile başlıyor( bu ilk kayboluş) Ustası, gelmeyen çırağı merak edip peşinden gidiyor ve o da gelmiyor. Bu da sonraki kayboluş. Dükkanda tıraş olmak için sırasını bekleyen bir adamın bilinç akışıyla olaylar başlıyor. Aslında olayların çıkış noktası insanların hem bulundukları yerde hem de başka bir yerde olmak istemesi. Bir de her şeyin birbirine karışıp birbirinde yaşayabileceği fikri. İşte o başka yer de karışıyor işin içine. Yani kitapta iki ayrı yer ve zaman var, insanlar da bu iki ayrı yer ve zamanda yer değiştiriyorlar zihin akışı tekniğiyle. O başka yerde gerçekleşiyor olayların çoğu. Burada yazar hem kendi hayal gücünü kullanmış hem de halk arasında hep söylenegelen efsanelerden faydalanmış.( Bir ayının kız kaçırması ve kızın yarı ayı yarı insan bir varlık doğurması, bir atın büyüyle insana aşık edilmesi ve atın bu insanı öldürmesi, birbirlerini cinsel anlamda yazarın deyişiyle yiyip bitiren Hamdi ve Fatma olayı) Bunların dışında sembollerle yüklü de bir kitap. Örneğin köylünün devleti ilahlaştırması, kendini devletin defterinde bir satır yazı olarak görmesi, güzelin çirkinin onun için anlamlı olmayışı, kar neden yağar sorusunun tekrar edilmesi( kitabı okuyan bir arkadaşımız yaşanan pislikleri örtmek için yazmıştı) Yazar sık sık yaşamın tekrarlardan ibaret olduğu üzerinde duruyor. Zıtlıklar birbirini tamamlayan parçalardır. Rüya ve gerçek iç içedir. Hani bir söz vardı: Bir keresinde rüyamda kelebek olduğumu görmüştüm, şimdi rüyasında kelebek olduğunu gören bir insan mıyım yoksa insan olduğunu
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2017 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2017 00:00
Buram buram bir kolonya kokusu alacaksınız birazdan bu incelemeden. Tıraş köpüğünün o pamuksu yumuşaklığını hissedeceksiniz belki. Makas şakırtıları, sabun kokuları duyacaksınız belki de. Bir yoklar fısıltısıdır bu inceleme... Evet, yine matruşka gibi bir eserle daha karşımızda Toptaş amcamız. Beynim allak bullak, ne düşüneceğimi şaşırdım şuanda. Ne okudum ben ya? Oradan oraya, oradan oraya sürüklendim durdum, çoğu zaman ne olduğunu anlamadım, çözemedim. Bir olay anlatılırken, başka bir olayın içinde, onu anlatırken diğer olayın içinde buluyordum kendimi. Bu adamın kitaplarını okurken beynim yanıyor, yanık kokusu size de geliyor değil mi? Bu anlatı türünde romanlara, öykülere o kadar alıştım ki, ayda bir doz almadan yapamıyorum. Her ay bir tane okumam gerektiğini hissediyorum, okudukça insan alışıyor, o tadı alınca ayrılamaz oluyor sanırım. Eskiden hiç böyle olmazdı, sıkardı. Sıkmıyor artık, sarıyor tüm ruhumu; tamamıyla... Kitap gerçekten çok acayip, kitabın tamamı "gölgesiz" sanki. Birden bire kimsenin anlamadığı (tabii benim de) kaybolmalar, hiç beklemediğiniz anlarda, beklenmeyen ve anlaşılmayan şekilde dönüşler, ölümler, hem de çok garip, sır dolu ölümler. Ve bir köy... Unutulmuş, kaybolmuş, toz olmuş bir köy... Peki bu kitap? Yoksa bu kitap da gerçekte yok mu? Ben onu yoksa hiç okumadım da, oturduğum yerde zamanın içinden hayaller silsilesi ile geçip de, şu ana mı döndüm..? Kafam çok karışık... Önceki bir kaç kitabında olduğu gibi bu kitabında da kar ile bir sıkıntımız vardı, lakin, Hasan Amca'nın bu kar ile sıkıntısı nedir, beşinci kitabını okumama rağmen hala çözebilmiş değilim tabii ki. Açıkçası ben bulamadım, e bari siz cevap verin arkadaşlar; "Kaar nedeen yağaar kaarrr?" Yanmış yüreklerimize bir ferahlık için belki, kim bilir. Keyifli okumalar dostlar...
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
KÖY HİKAYELERİ
10/10
·256 syf.·
2024 22. kitabı
En has dedikodular berberde yapılır. Anadolu'da berbere giderseniz tüm haber akışının ajanslardan daha hızlı olduğunu sezersiniz. Anadolu'da yaşanan gerçek bir olaydan esinlenen Hasan Ali TOPTAŞ eşsiz bir yapıt çıkarmış ortaya. Tabii ki köyler kendi devinimlerini kendi içlerinde yaşarken kim bilir ne öyküler unutulup gitmiştir. Köyde Muhtarın da bekçinin de berberin de gizli bir hikayesi vardır. Bakalım kitabı Anadolu köylerinde çocukluğunu geçirmiş biri olarak benim beğendiğim kadarıyla beğenecek misiniz?
1K
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
9/10
·256 syf.··
2021 15. kitabı
Ah ne güzel bir kitaptı, o kadar o kadar güzeldi ki kitap bittikten sonra oturdum bir de filmini izledim. İçerisindeki güzel cümleler, hoş aforizmalar, gerçek ve mecazla harmanlanarak inşa edilmiş cümleler değildi beğendiğim şeyler. Evet onlar da güzeldi ama asıl güzel olan hissettirdiğiydi, okurken beni odamdan alıp o köye götürmesiydi, orada insanlarla buluşturmasıydı. Bu tür duyguları bana geçiren kitapların delisiyim, bu kitap da listeme eklendi ve okurken Dünya'da mola vermemi sağladı. Son olarak "Kaar neden yağaarr kaarrrr" sorusunun cevabı da kitaptan yola çıkarak, insanların dünyada yaptıkları pisliklerin üzerini örtmesi için. Bu sorgulama da romanda bu yüzden ele alınmış diye düşünüyorum. Köydeki yaşanan o olayların temizlenmesi için bu romana da bir kar yağışı şart :)
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 22. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:15
Hasan Ali Toptaş daha önce okumadığım bir yazardı. Kitabı seçme hikayem de oldukça ilginçtir paylaşmak istiyorum. Çocuklara gölge oluşumunu anlatırken sorular sormaya başladılar. En son gölgesi olmayan cisim var mı hocam falanlardan sonra ' gölgesizler ' sözü çıktı ağzımdan. Bir durdum çok hoşuma gitti. Ne güzel kitap ismi olurdu bu acaba yazan var mıdır diye hemen derste baktım ve bu kitabı buldum. Yorumlarına bile bakmadan listeme aldım. Bu kitabı okumak farz olmuştu çünkü. Kısa bir süre sonra sahafta karşıma çıkınca da dedim ki evet bunu kesinlikle okumam lazım bu kadar tesadüf olamaz. Şimdi bunu niye anlattım? Hiç bilmiyorum. Zaten kimse okumuyor rahatlığı belki. Neyse kitaba geçelim. Dili çok akıcıydı. Bu kadar sağlam bir kalemi bunca zaman nasıl duymadım diye hayıflandım, biraz da utandım. Üslubun akıcılığına karşın olaylar o kadar düşsel imgelerle anlatılmış ki zaman zaman takip etmekte zorlandığımı da itiraf etmeliyim. Mekan olarak bir köy ve şehir seçilmiş olması yazarı toplumcu gerçekçi tarza yöneltmeliydi ama bilinç akışı belki biraz da büyülü gerçeklik yöntemini tercih etmiş. Doğrusu çok da güzel uygulamış. Tüm hikaye boyunca asla gerçek bir zemine inmiyorsunuz. Sürekli düşünceler, düşler, mekandan mekana geçişler arasında ilerliyorsunuz. Keyifle okumakla beraber bir iki noktada acabalarım da oldu. Köylülerin içsel konuşmalarına bir diyeceğim yok da sesli konuştuklarında biraz daha Yaşar Kemal karakterleri misali gerçekçi cümleler kurmalarını beklerdim. Anadolu ağzı, yalın ve derin cümlelerle konuştursaydı karakterlerini, daha etkileyici olacaktı bence. Anadolu insanının ağzından dökülen yüzeysel cümlelerinin altında, içinde yaşadığı derin duyguların aktarılması, kitabı bir derece daha yukarı taşıyabilirdi. Bir diğer nokta da bazı olayların sonuçsuz bırakılmış
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
9/10
·240 syf.··
2020 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2020 13:51
“Kaar neden yağaar, kaarr?” Gölgesizler Hasan Ali Toptaş’ın okumuş olduğum beşinci kitabı. Bu kitap çok etkiled beni kurgusundan hikâyeye, karakterlerden diyaloglara, sembollerden tekrarlara, satır aralarından finaline kadar yazara hayran kaldım. Ve bu kitabı filme de uyarlamislar ama kitaptaki o duygu yoğunluğunu veremiyor maalesef. Türkçe'yi iyi öğrenmek istiyorsak mutlaka Hasan Ali Toptaş'ı okumak gerek o kadar akıcı ve duru bir dille yazıyor ki sayfaların nasıl akıl gittiğini farkedemiyorsun bile. Hasan Ali Toptaş muhakkak tanışılması gereken bir yazar... Okurken kitabın çok değişik insanı geren bir havası vardı. Adeta okunmadan anlatılamayacak bir hava. Zaman ve mekan kavramları arasındaki geçiş ve bağlantılar okuyucuya sıradan bir kitap okumayacağı mesajını verirken aynı zamanda hangi mekanın ve zamanın gerçek olduğunu sorgulatır. Berber dükkanındaki sonunda evine, karısına, çocuğuna kavuşan adamın bir kurmacası mıdır? Yoksa her ili dünyanın da aynı zaman gerçekliğinde sürüyor olması mümkün müdür? Sahi sizce hangisi gerçek? Atın üzerinde uzaklaştıkça farklılaşan Muhtar mı yoksa tespihi elinde, yüzünde sabun uyuyakalan müşteri mi? Belki de Güvercin sadece berber dükkanındaki berberin yaptığı bir resimdi. Belki de yaşanan tüm olaylar bizlerin kitabı okuması da dahil birinin kurgusundan, düşünden ibaretti. Peki, kim bilir?
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2017 46. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2017 13:50
Hasan Ali Toptaş, benim için belkilerin yazarı. Uzun uzun yaptığı betimlemelerini “ya da” kelimesi ile sarsan ama esas olarak “belki” kelimesi ile yazdıklarını yıkıp deviren, okura yeni bir düşleme sahnesi veren ama yıkması ile aslında yıktığını da kuvvetlendirebilen bir yazar. Okuduğum kitaplarında fark ettim ki Hasan Ali Toptaş “belki” kelimesini çok kullanıyor. Kitaplarında da varlık ve yokluk sorgulanırken, varoluşçuluğun içinde yüzülürken hiç şüphesiz ki kalemine en çok yardımcı olabilecek kelimedir. Kararsızlık belirtisi olarak kullanılır “belki” kelimesi ama kişiyi özgür bırakan bir yanı da vardır, o kadar özgür bırakan bir kelimedir ki özgür bırakırken de kendisine muhtaç da edebilir, kendisini tarif ederken bile kendisini kullanma isteği duyar. Var ve yok arasında kalan, bir taraftan bekleyene, arayana hatta isteyene olumlu ışık yaktıran kelime iken diğer yandan da bunların beklenilmesine izin vermeyen, bunları düşündürtmeyen bir kelimedir, kim bilir belki de bunların hiçbiri olmayan, sadece çıkan kişinin ağzına göre evetliğinin, varlığının, hayırlığının ve yokluğunun değiştiği, belirtildiği kelimedir. Gölgesizler ise “belki” kelimesine yakışır cinsten arayışın, var ile yokluğun zaman mekân ilişkisi ile beraber sorgulandığı hatta belki de tartışma konusu olduğu bir eser. Eğer ki kelimelerin gücünü seviyorsanız bu kitap kelimelerin tüm gücünün gösterildiği, kelimelerin çeşitlerinin verildiği ve bu çeşitlerin senkronize şekilde birbirine uyumunun da verildiği bir başyapıt. Postmodern bir kitabın hiç şüphesiz usta işi bir örneği Gölgesizler. Usta işi bir kitap olduğu kadar da, roman tekniğinin bilinenin aksine daha doğrusu alışılmadık şekilde sergilendiği, kelimelerin kendi içinde dans ettiği ya da kımıldamadan bir nizamda durduğu “belki de” bunların
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
6/10
·256 syf.··
2025 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 00:00
Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş’ın dilinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkçesi o kadar derin ve özgün ki, gerçekten hayran kalmamak elde değil. Fakat hikaye bana pek anlamlı gelmedi. Postmodern bir roman olduğu için olay örgüsü ve karakterler arasındaki ilişkiler genellikle belirsizdi. Bu tarz eserlerde anlamlar genellikle soyut ve açık uçlu bırakılır, ama ben buna pek alışık değilim. Genelde kitapların içinden bir anlam ya da ders çıkararak okurum, ancak Gölgesizler bana bunu sunamadı. Olaylar ve karakterler arasında kurduğum bağlantılar bir türlü netleşmedi ve ben de kendimce çıkarımlar yapmaya çalışırken zorlandım. Postmodern romanlar bana göre değil sanırım; olaylar o kadar belirsizdi ki, kendimce bir anlam çıkaramamak, kitabı tam olarak kavrayamamak zorladı beni. Sonuç olarak, dil ve üslup harika olsa da, hikayenin bende uyandırdığı hisler pek tatmin edici değildi.
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma

Yazar Hakkında

Hasan Ali ToptaşYazar · 18 kitap
Hasan Ali Toptaş, 1958 yılında Denizli’nin Çal ilçesinde doğdu. İlk öykü kitabı "Bir Gülüşün Kimliği" 1987’de, ikinci öykü kitabı "Yoklar Fısıltısı" 1990’da yayımlandı. "Ölü Zaman Gezginleri" adlı öykü dosyasıyla 1992 yılında Çankaya Belediyesi ile Damar edebiyat dergisinin düzenlediği yarışmada birincilik ödülü aldı. Aynı yıl "Sonsuzluğa Nokta" adlı yayımlanmamış romanıyla Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği yarışmada mansiyon aldı ve Sonsuzluğa Nokta Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı. 1994’te "Gölgesizler" adlı yayımlanmamış romanıyla Yunus Nadi Roman Ödülü’nü, 2016'da ''Kuşlar Yasına Gider'' Romanıyla Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü'nü aldı. "Bin Hüzünlü Haz" adlı romanı ise 1999 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yazarın ayrıca "Yalnızlıklar" adlı şiirsel metinlerden oluşan bir kitabı, "Kayıp Hayaller Kitabı" adlı bir romanı, "Ben Bir Gürgen Dalıyım" adlı bir çocuk romanı vardır.