Gölgesizler

Hasan Ali Toptaş
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2020 13:03
Öncelikle eser hayal ıle gerçeğin soyut ıle somutun çarpışması gibi aktarılmış .Yazar zaman ve mekanın ötesine geçip aktarımlar yapıp pek çok kavramın kafanızda yıkılmasına sebep oluyor.Roman iki bölümden oluşmuş olup hem geçmişi hem de geleceği içeriyor.Yazarin ellerine sağlık diyorum okumayanlara da ivedi şekilde tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar...
1000Kitap
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Doğan Kitap · 201714,1bin okunma
10/10
·228 syf.··
2020 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2020 23:37
Hasan Ali Toptaş muhakkak tanışılması gereken bir yazar... Okurken kitabın çok değişik insanı geren bir havası vardı. Adeta okunmadan anlatılamayacak bir hava.
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Doğan Kitap · 201714,1bin okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2020 47. kitabı
Gölgesizler bir... Yazın? Dördüncü duvarı yerle yeksan eden, bildiğimiz olay örgülerinin çok dışında, gözümüzün önünde, sürekli yıkılıp yeniden yapılan bir acaip kurgu. Ve bu kurgunun her birine ayrı vurulabileceğiniz kusursuz yapı taşları. Yazmanın zevki için, dile övgü için yazılmış bir kitabı okumanın zevki. Karakterleri karanlık, ürkütücü, büyülü değil de ecinnili sanki, uğramış... Bir yandan köy yerlerinin pek çoktur ya böyle akıl sır ermez koca karı hikayeleri, anlatıla anlatıla başı sonu, düşü gerçeği karışmış... Hasan Ali Toptaş bir dilbaz, mümkün olduğunu bilmediğimiz cümleler kuruyor, anlattıklarından çok anlatımı büyülüyor bizi bence, üstelik sırıtmayan zorlamayan tıkanmayan bir söyleyivermişlik haliyle... Bu dille oynama hali bazen kurgudan uzağa götürüyor bizi, yazar kendisi de kaptırıyor anlatımına, kendi sözüyle sarhoş söyledikçe söylüyor, sallanıp budaklanıyor çetrefilleniyor hikaye.
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Doğan Kitap · 201714,1bin okunma
Dünyaya tekrar gelsem okuyacağım romanlardan bir tanesi...
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2023 32. kitabı
Eveet. Mükemmel bir roman mükemmel bir anlatıyı bir solukta okuyup bitirmenin hazzı içerisindeyim. Okuduktan sonra kafanızda bazı soru işaretlerinin kalacağı hatta sizi ikileme düşürecek bir roman. Gölgesizler romanı kayboluşların, arayışların, belirsizliklerin ve bir parodoksun anlatısı. 47 bölümden oluşan bu roman Yunus Nadi Ödülünü almış. Elbette bu ödül boşuna verilmemiş yazara. Çünkü yazarımız bu romanıyla Postmodern anlatıya yeni bir soluk getirmiş. Romanı okurken yazarımızın üslubunu ''sanki yüzyıllardır roman yazmış'' hissine kapılıyorsunuz ki tam bir büyük romancı üslubu var romanda. Postmodernist romanların tüm özelliklerini barındırıyor roman. Öncelikle belirli bir olay örgüsü yok. Ancak tek bir olay örgüsünden bahsedebiliriz. Ancak takip edebileceğimiz bir olay örgüsü yok. Bir neden-sonuç ilişkisi de yok. Birçok imge birçok metafor kullanılmış. Öyle ki araştırmacılar da çoğu metaforları çözemediğini söylüyorlar. Anlatıdaki gölgesizlik vasfının bir yansıması olan kayboluşlar, metnin önemli bir özelliği olarak karşımıza çıkıyor. Yani kurgudaki insanlar aslında varlar mı yoklar mı belli değil. Her insan bir gölge. Hatta bazı yerlerde insanlarda ''karartı'' diye bahsediliyor. Romanda sadece kayboluşlar yok. Aslında geri dönüşler de var (Cıngıl Nuri'nin geri dönüşü). Dikkatimi çeken bir başka unsur ise Gölgesizler‟de işlenen temalardan biri de cinsellik ancak bu normal bir cinsellik değildir. Köyde, yasak cinsel ilişkiler göze çarpıyor. İmamın muska yazma bahanesiyle Cıngıl Nuri‟nin karısıyla ve bekçinin Reşit‟in karısı Hacer‟le yaşadığı ilişki aklıma geldi. Bunların ötesinde, kurulan cinsel ilişkilerin hemen hepsinde mazoşist eğilimler var : örneğin Asker Hamdi ile Aynalı Fatma‟nın ilişkisinde bu eğilim açıkca gösteriyor bize. Romanda anlatıldığına göre Aynalı
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Doğan Kitap · 201714,1bin okunma
8/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Soru işaretleriyle kitabı kapattım🤔 Zindan karası tespih, Cellat gözler, Çöl güneşi gibi parlayan, Bebek düşü kadar bir havuz, Sıpagöz çocuklar, vb tasvirleriyle beni kendine hayran bıraktı yazar. Bir hiçlikte, hiçlerin hiç olmasını mı anlatıyor acaba bu kitabında ? Cennetin oğlunun adı neydi acaba? Güvercin’e gerçekten? Alıntılar; Her kadının gözünde bir erkeğin kaybolup gideceği boşluk bulunduğuna inanmıştır 19. Boyacı, kış boyunca kirmanlarda bükülen yünleri bayrak alına, cennet yeşiline, boncuk mavisine ya da zindan karasına boyuyorum diye Nuri’nin yokluğuna boyamıştı bu yüzden.21. Devletti bu, usandırmaya gelmezdi; sonra devlet her zaman 15 yaşında olurdu, canını sıkıp da bir kere küstürdün mü artık dönüp yüzüne bakmazdı.27. Belki Tanrı, anılardan da silecekti onu; böceklerin köyü cırıltıya boğduğu bir gecede yaratıklarını göndererek unutuş tozu serptirecekti damların üstüne, avlulara, sokaklara… Ertesi gün kimse anımsamayacaktı onu.55. Düş gibi bir şey yani… Koşarsın koşarsın da varamazsin hani; içindeki umut, varamadığın kadar büyür.59. Deniz çölün düşüymüş belki, ya da çöl denizin; bilinmiyor.61. Yeryüzünde gecikmişliğin ilacı yoktur.76. Başını ne denli dik tutarsa tutsun kendi içine yıkıldığı belliydi… 116. “Sevmek insanın erişebileceği en yüksek mertebedir,” dedi imam birden, “ne mutlu sana ki oraya ulaşabilmişsin… “133. Uyuyup kalmış da gözlerini kapatmayı unutmuş gibi, boş boş, öylece bakıyordu. 224.
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Doğan Kitap · 201714,1bin okunma
İçi Sıkılan Okur
4/10
·256 syf.··
2021 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2021 09:44
“Sadece falanca yazarı okumak için bile Türkçe öğrenmeye değer.” Bir kitabın arkasına yabancı bir isimle, bu not düşüldü ise bir kere soğuyarak başlıyorum o kitaba. Esasında bu şu demek, bak mis gibi yatırım yapıp basmışız kitabı, reklamını yapmışız, bu kitabı okumak için Türkçe öğrenmek isteyen, dilimizi bilmeyen yabancılar da var ama sen Türkçeyi anadil olarak biliyor olmana rağmen parana kıyarak alıp okumuyorsun… En azıdan İletişim Yayınlarından beklemezdim, basit! Hasan Ali Toptaş, bu üçüncü kitabın oldu okuduğum ama ben hala ısınamadım ürünlerine, üstüne birde ifşaların çıktı. İfşaların, pis adam olman ya da çok iyi bir insan olman aslında beni çok ilgilendirmiyor zira nice yazarlar gördüm elbisesi yok nice elbiseler gördüm içinde yazar yok misali şimdiye kadar mükemmel eserler okudum sahiplerini de o derece güzel zannettiğim ancak tersi çokça malum oldu. Bu nedenle eseri sahibinden bağımsız değerlendirmek isterim. Sahipleri de eserlerinden bağımsız elbette. Abartıldığı kadar iyi mi? Değil. Sorun bende olabilir, anlamıyor da olabilirim ama okurken zihnimden geçenleri sıralayayım. Yazarın etrafında döneceği mekanlar ve konular belli. Bir kere köy olacak. Giz olacak ve varoluş/yok oluş çerçevesinde gerçeklik zeminini sarsarak güvenilmez ve ucu açık sonuçlara meydan verecek. Kitle psikolojisi ve doğaüstü kimi olayları da buraya ekleyebiliriz. Dili okunaklı olan herkes bunu zaten yapabilir gibi geliyor bana. Hasan Ali Toptaş’a yönelik tek olumlu baktığım taraf da burası zaten. Kimi bariz hatalar söz konusu olsa da gayet akıcı bir dili var fakat bir bütün değil yine de. Örneğin köy var ama köylü gibi konuşan kimse yok ya da köylü gibi düşünen bir köylü de. Yeri geliyor köylü öyle bir hissiyata kapılıyor ve öyle düşüncelere dalıyor ki bu hayatın onu bu düşüncelere
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2023 15:27
KAR NEDEN YAĞAR KAAAAR??? Yazarın 1995 yılında yayınlanmış aynı zamanda filme de uyarlanmış gölgesizler romanı postmodern türde yazılmış romanların en önemlileri arasındadır. 1987 den bu yana çok sayıda öykü ve deneme türleri yazmıştır. Gölgesizler; yayınlanmış ikinci romanıdır.Ve bu kitap 1994 Yunus Nadi roman ödülüne layık bulunmuştur. Konu mekan olarak hem köyde hem de şehirde geçer. Olay Roman yazarının bir berber dükkanında yaşadığı anlamlandıramadığı ilginç kayboluşlara şahit olmasıyla başlar. Köyden şehre şehirden köye doğru garip şekilde insanlar yok olup bazen de yıllar sonra geri dönebiliyolar. Ama yaşadıkları şeyi kendileri de anlamlandırmakta zorlanıyorlar. Varlık ve yokluk temaları üzerinde yoğun olarak durulmuştur. Yazarın edebi dili ve anlatımı çok güçlü. Kalemi de çok süslü ve keskin bence. Okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak. Kesinlikle öneririm özellikle psikolojik dram türünde yazılmış olan bu kitabı okumalı ve okutmalısınız. Kitap yıllar önce filme de uyarlanmış. Selçuk yöntem, Altan erkekli gibi önemli oyuncular rol almaktadır. Film müziğini de Candan erçetin seslendirmekte. Filmini de izledim ardı sıra.Filme uyarlanan kitaplar içinde bence en iyisiydi.İyi okumalar dilerim Bir varmış bir yokmuş
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2021 106. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2021 23:52
Yazardan daha önce Kuşlar Yasına Gider kitabını okumuştum. Dimağımda güzel bir şarkı dinlemişim tadı bıraktı. Gölgesizler kitabı kurgusal açıdan daha karmaşık ve başarılıydı bence. Kitap, bir berber dükkanında çırağın tıraş bıçağı almaya gitmesi ve dönmemesi ile başlıyor( bu ilk kayboluş) Ustası, gelmeyen çırağı merak edip peşinden gidiyor ve o da gelmiyor. Bu da sonraki kayboluş. Dükkanda tıraş olmak için sırasını bekleyen bir adamın bilinç akışıyla olaylar başlıyor. Aslında olayların çıkış noktası insanların hem bulundukları yerde hem de başka bir yerde olmak istemesi. Bir de her şeyin birbirine karışıp birbirinde yaşayabileceği fikri. İşte o başka yer de karışıyor işin içine. Yani kitapta iki ayrı yer ve zaman var, insanlar da bu iki ayrı yer ve zamanda yer değiştiriyorlar zihin akışı tekniğiyle. O başka yerde gerçekleşiyor olayların çoğu. Burada yazar hem kendi hayal gücünü kullanmış hem de halk arasında hep söylenegelen efsanelerden faydalanmış.( Bir ayının kız kaçırması ve kızın yarı ayı yarı insan bir varlık doğurması, bir atın büyüyle insana aşık edilmesi ve atın bu insanı öldürmesi, birbirlerini cinsel anlamda yazarın deyişiyle yiyip bitiren Hamdi ve Fatma olayı) Bunların dışında sembollerle yüklü de bir kitap. Örneğin köylünün devleti ilahlaştırması, kendini devletin defterinde bir satır yazı olarak görmesi, güzelin çirkinin onun için anlamlı olmayışı, kar neden yağar sorusunun tekrar edilmesi( kitabı okuyan bir arkadaşımız yaşanan pislikleri örtmek için yazmıştı) Yazar sık sık yaşamın tekrarlardan ibaret olduğu üzerinde duruyor. Zıtlıklar birbirini tamamlayan parçalardır. Rüya ve gerçek iç içedir. Hani bir söz vardı: Bir keresinde rüyamda kelebek olduğumu görmüştüm, şimdi rüyasında kelebek olduğunu gören bir insan mıyım yoksa insan olduğunu
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2017 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2017 00:00
Buram buram bir kolonya kokusu alacaksınız birazdan bu incelemeden. Tıraş köpüğünün o pamuksu yumuşaklığını hissedeceksiniz belki. Makas şakırtıları, sabun kokuları duyacaksınız belki de. Bir yoklar fısıltısıdır bu inceleme... Evet, yine matruşka gibi bir eserle daha karşımızda Toptaş amcamız. Beynim allak bullak, ne düşüneceğimi şaşırdım şuanda. Ne okudum ben ya? Oradan oraya, oradan oraya sürüklendim durdum, çoğu zaman ne olduğunu anlamadım, çözemedim. Bir olay anlatılırken, başka bir olayın içinde, onu anlatırken diğer olayın içinde buluyordum kendimi. Bu adamın kitaplarını okurken beynim yanıyor, yanık kokusu size de geliyor değil mi? Bu anlatı türünde romanlara, öykülere o kadar alıştım ki, ayda bir doz almadan yapamıyorum. Her ay bir tane okumam gerektiğini hissediyorum, okudukça insan alışıyor, o tadı alınca ayrılamaz oluyor sanırım. Eskiden hiç böyle olmazdı, sıkardı. Sıkmıyor artık, sarıyor tüm ruhumu; tamamıyla... Kitap gerçekten çok acayip, kitabın tamamı "gölgesiz" sanki. Birden bire kimsenin anlamadığı (tabii benim de) kaybolmalar, hiç beklemediğiniz anlarda, beklenmeyen ve anlaşılmayan şekilde dönüşler, ölümler, hem de çok garip, sır dolu ölümler. Ve bir köy... Unutulmuş, kaybolmuş, toz olmuş bir köy... Peki bu kitap? Yoksa bu kitap da gerçekte yok mu? Ben onu yoksa hiç okumadım da, oturduğum yerde zamanın içinden hayaller silsilesi ile geçip de, şu ana mı döndüm..? Kafam çok karışık... Önceki bir kaç kitabında olduğu gibi bu kitabında da kar ile bir sıkıntımız vardı, lakin, Hasan Amca'nın bu kar ile sıkıntısı nedir, beşinci kitabını okumama rağmen hala çözebilmiş değilim tabii ki. Açıkçası ben bulamadım, e bari siz cevap verin arkadaşlar; "Kaar nedeen yağaar kaarrr?" Yanmış yüreklerimize bir ferahlık için belki, kim bilir. Keyifli okumalar dostlar...
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
KÖY HİKAYELERİ
10/10
·256 syf.·
2024 22. kitabı
En has dedikodular berberde yapılır. Anadolu'da berbere giderseniz tüm haber akışının ajanslardan daha hızlı olduğunu sezersiniz. Anadolu'da yaşanan gerçek bir olaydan esinlenen Hasan Ali TOPTAŞ eşsiz bir yapıt çıkarmış ortaya. Tabii ki köyler kendi devinimlerini kendi içlerinde yaşarken kim bilir ne öyküler unutulup gitmiştir. Köyde Muhtarın da bekçinin de berberin de gizli bir hikayesi vardır. Bakalım kitabı Anadolu köylerinde çocukluğunu geçirmiş biri olarak benim beğendiğim kadarıyla beğenecek misiniz?
1K
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma

Yazar Hakkında

Hasan Ali ToptaşYazar · 18 kitap
Hasan Ali Toptaş, 1958 yılında Denizli’nin Çal ilçesinde doğdu. İlk öykü kitabı "Bir Gülüşün Kimliği" 1987’de, ikinci öykü kitabı "Yoklar Fısıltısı" 1990’da yayımlandı. "Ölü Zaman Gezginleri" adlı öykü dosyasıyla 1992 yılında Çankaya Belediyesi ile Damar edebiyat dergisinin düzenlediği yarışmada birincilik ödülü aldı. Aynı yıl "Sonsuzluğa Nokta" adlı yayımlanmamış romanıyla Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği yarışmada mansiyon aldı ve Sonsuzluğa Nokta Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı. 1994’te "Gölgesizler" adlı yayımlanmamış romanıyla Yunus Nadi Roman Ödülü’nü, 2016'da ''Kuşlar Yasına Gider'' Romanıyla Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü'nü aldı. "Bin Hüzünlü Haz" adlı romanı ise 1999 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yazarın ayrıca "Yalnızlıklar" adlı şiirsel metinlerden oluşan bir kitabı, "Kayıp Hayaller Kitabı" adlı bir romanı, "Ben Bir Gürgen Dalıyım" adlı bir çocuk romanı vardır.