Bugün Zemberekkuşu'nun hikayesinin bir dinleyicisi olarak belki de son günümdü. Bir şekliyle kendimi O'na yakın hissettim doğrusu. Yaşam denilen şeyin bazen bizi nasıl da sürükleyebildiğini ancak uğruna değecek bir şey için de yeri geldiğinde vazgeçmeden savaşılması gerektiğini gördüm. Okada sanda öyle değil miydi? Eşinin anlattıklarından sonra bile onu beklemeyi sürdürdü çünkü. Ama bazen de bunların yalnızca romanlarda olabilecek şeyler olduğunu düşünüyorum. Gerçekte(?) insanların niyetleri bu denli temiz olabilir mi acaba?