Puan vermedi·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ağustos 2020 14:02 Vincent Van Gogh...Kendisine neden bu kadar yakın hissettiğimi, kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplardan oluşan bu kitabı okuyunca daha iyi anladım.Sanata, hayata, insanlara, doğaya bakış açısı imrenilesi...ne var ki yaşadığı dönemde pek de anlaşılamamış anlaşılmak için çabalamış ama hakettiği yerde olamamış ne yazık ki.
Resimlerinde yansıtmak istediği de salt gerçeklik değil, o anın ruhu, dokusu,tınısı, hisleri, renkleri, tonları hepsi hala canlı gibi duran duygu yüklü emek verilmiş resimler çizmek.
Kitapta sadece sanata olan derin duygusu anlatılmamış bunun yanı sıra maddi manevi çektiği sıkıntılarla baş etmeye çalıştığını ve artık bedeninin dayanamayıp yavaş yavaş hastalığa yakalanması da yer alıyor.Ama Vincent, o durumda bile sağlığı için ekmek alacağı yerde boya almayı, hiç durmadan harika tablolar yapmayı tercih etmiş. Hatta kendini bu yüzden deli ilan etmiş varsın deli desinler o insanların kendisi hakkında ne dediğini zerre umursamamış tutkusunun peşinden ölene kadar gitmiş. Belki de onun artık çok tanınması eserlerinin her yerde olması sırf bu vazgeçilmemiş tutkusu sayesindedir.Genelde insanlar onu kulağını kesen ressam olarak bilse de aslında mektuplarında denk geldiğim bilinmeyen pek çok yönü var ve kitabın içerisinde çizdiği resimlerin örneklerinin olması da çok hoş "Natürmortlar, portreleri ,Patates yiyenler, Ayçiçekleri, Çiftçi ve Sabahçı Kahvesi, özellikle de en sevdiklerimden olan "Yıldızlı Gece"si yer almakta.
Mutlaka okunmalı bence, benim için renkler daha da anlam kazandı Van Gogh'la... hemen bitmese daha iyi olurdu ama bitse de dönerek yeniden okunacak bir kitap.
-S p o i l e r-
Son olarak kendi hayatına son vermesi ve kardeşi Theo'ya yazdığı mektubun üzerinde bulunması üzücüydü...Keşke şu an ne kadar önemli ve değerli bir ressam olduğunu, eserlerinin ne kadar ilgi gördüğünü bilseydi ondan mutlusu olmazdı sanırım.
Buraya hoşuma giden alıntılarını ekleyeceğim.
***
"Ama ne yapayım ki satılmıyor resimlerim.
Yine de bir gün bu resimlerin, harcadığımız boyanın ve uğruna feda ettiğimiz benim ne de olsa cılız hayatımın değerinden daha üstün bir değer taşıdıkları görülecektir.
***
"...yıldızları görünce derin düşüncelere dalıyorum, nasıl ki haritalarda ufacık kara noktalarla gösterilen şehirler ve köylere bakınca safça düşlere dalıyorsam ansızın.
...
Tarascon ya da Rouen'a gitmek için trene bindiğimiz gibi, ölüme binip bir yıldıza mı gideriz?
Bu düşünce sürecinde gerçek olan bir şey varsa, yaşadığım sürece bir yıldıza gidemediğimiz ve öldükten sonra da trene binemediğimizdir."
***
"İnsanların olduklarından başkaymış gibi görünmek istemeleri bana gülünç ve anlamsız geliyor."
***
"Benim için buranın iyiliği şu ki, Rivet'in dediği gibi"herkes deli burada", böylece yalnız duymuyorum kendimi hiç olmazsa."
***
"Le moulin n'y esy plus, mais le vent y est encore.
*Değirmen yıkılmış ama rüzgar hala esiyor."
***
"Elden geldiği kadar çok sevmeliyiz, çünkü asıl güç sevgidedir."
İyi okumalar Van Gogh severler.
. . .