·394 syf.····Okunma: 22 Ağustos 2020 00:27 Dostoyevski! İsmini duymayan herhalde kalmamıştır.”Suç ve Ceza” en büyük üç klasikten biri diye ve herkes okuyor diye çoğu kişi Suç ve Ceza’dan başlıyor.Çoğunluk anlamadan,ne okuduğunu bilmeden okuyup bırakıyor.Suç ve Ceza gerçekten ağır bir kitap ve bence belli bir olgunluğa gelince okunması gerekiyor(bu yüzden ileride tekrar okumalıyım) Dostoyevski’yi okumak için Suç ve Ceza’dan başlanmamalı diye düşünüyorum.”Acaba yanlış kitabın incelemesini mi okuyorum ?”demeyin.Suç ve Ceza’dan biraz bahsetmeliydim…
Dostoyevski’nin yaşamından bahsetmezsem kitap da o kadar etkili olmaz.Çünkü neler yaşadığını bilip öyle okumak daha anlamlı.Dostoyevski’ye “Beyaz Geceler”den başlamıştım ve oldukça akıcı, kısa bir kitaptı.Sonra “Suç ve Ceza “yı da bir an önce okumak için okumuştum ama daha zamanı varmış.Şimdi de Ezilenler….
Dostoyevski deyince aklıma sefalet,açlık,yokluk ve kitabın kapağındaki resmi geliyor.Çok üzücü ve çok da üzülüyorum: Nedense çoğu yazar ve ressamın kaderi aynı oluyor.Yaşarken değeri bilinmeyip ,öldüklerinde biliniyor ve başkaları onların üstünden para kazanıyor.Çoğu,açlıktan,yoksulluktan ,hastalıktan ölüyor.Hayatlarında o kadar çok acı çekiyorlar ki ve nedense çoğu tutuklanıyor.Neden acaba?.. Uzun lafın kısası,yazmak onlar için bir mecburiyet halini alıyor sonra da tutku.Hayatta da öyle değil midir zaten? Bazen öyle bir hale geliriz ki,bir bakmışsın yazıyoruz…
Dostoyevski,günlük hayatta karşılaşabileceğimiz basit olayları bile öyle güzel işliyor ki, “ince eleyip sık dokumak”deyimi tam olarak Dosto’yu anlatıyor.Yani öyle öyle yazıyor ki,karakterler kanlı canlı gözümün önüne geliyor sadece karakterler de değil her şey ve kendine has bir anlatımı var ve buna bayılıyorum.Yolda yürürken karşıma Raskolnikov çıksa tanırım,Vanya çıksa tanırım ya da Nelly .Anlayın işte adamın ne kadar başarılı olduğunu:) Dosto’yu okur okumaz”A ,evet bu Dostoyevski’nin kaleminden çıkmış” diyebilmeli.
Dostoyevski’ye dair düşüncelerimi biraz paylaştım ama bunlarla yetinmemeli ve araştırılmalı bence: Bir yazarın eseri okunduktan sonra merak edilebilmeli,başka şeylere meraklı olmaktan daha iyidir:)
Dosto bu romanında, yani Ezilenler’de adı üstünde toplumdaki ezilmişliği,sefaleti,sınıf ayrımını,hak,hukuk,namus,aşk… üzerine işlemiş klasik olarak ve kitapta da bahsedildiği üzere burada birazsa olsa üstü kapalı şekilde kendi hayatına yer vermiş diye düşünüyorum.
“Sonunda romanım çıktı.Basılmadan önce Edebiyat dünyasında ,hakkında epey gürültü olmuştu.Romanımı karalam halinde okuyan Belinski(dönemin en iyi eleştirmeni) çocuk gibi seviniyordu.Ben de mutluluk duydum: ama bunu başarımın verdiği ilk sarhoşluk anlarında değil,karalamaları henüz kimseye okumadan ,göstermeden hissettim.”(Burada bahsedilen Dostoyevski’nin İnsancıklar adlı ilk kitabı) sayfa/34
Çok güzel bir kitaptı ya,çünkü herkesin bakış açısıyla olayları görüyorsunuz ve kimi haklı ,kimi haksız nihayetinde onların da kendilerine göre sebepleri olduğunu gösteriyor ama bu onları haklı yapmaz.Sonuçta herkesin bir sebebi vardır.
Kitap bana biraz Sefiller-Beyaz Geceler karışımı gibi geldi ve bu çok az kitapta olur: genelde kendimize bir karakter seçer onu haklı buluruz ama burada hem kendimi Vanya’nın yerine koydum,hem Nelly’in,Nataşa’nın,hem Katya’nın ama ben olsam Vanya olurdum.
Bir de Dünya Klasiklerinin çoğunda kontlar,kontesler,çarlar,krallar.. havada uçuştuğu için ve herkesin (Ruslara özel mi bilmiyorum ama) en az beş ismi var. Bu yüzden bu tarz kitapların başını anlamam ve ellinci sayfasına geldiğimde tekrar başını okur öyle devam ederim.Çünkü aynı kişiden bahsediyormuş meğersem:)
Yazsam uzun uzun yazarım karakterler hakkında ama onlara dair düşüncelerim bende kalsın.Okuyun siz.
Aklıma gelmişken: İlk defa ,belki bu kitap mutlu sonla biter diyordum küçük de olsa bir umudum vardı ama maalesef öyle olmuyor:(
Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir kitap desem,okur musunuz?
Not: Dostoyevski gibi birinin eserlerinin incelemesini ne kadar yazarsak yazalım hep bir şeyler eksik kalacak… bazı şeyler yarım kalmalı…
"Halbuki ömrümüzün sonuna kadar mutlu olabilirdik."