·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Ağustos 2020 14:02 Emine Tavuz'un yazım tarzına hayran kaldım. Bir insan bir duyguyu nasıl bu kadar güzel ifade edebilir ya da bu kadar derinden hissettirebilir ki... Gözlerimi kapattığımda oradaydım sanki. Ya da sanki olayların tümünü ben yaşıyormuşum gibi. Kitap ince olmasına rağmen o kadar çok şey anlatıldı ve yaşandı ki şaşırdım doğrusu.
Konusundan biraz bahsetme gerekirse; Bestegül bir gün evinden çıkıp çöpleri attıktan sonra metroya biner. Okulu son duraktadır ve birçok öğrenci de o metroyu kullanıyordur. İşte tam o son durakta bir gürültü kopar ve taşlar çöker. Dönecek yol yoktur. On dört öğrenci bir metro istasyonunda mahsur kalır.
Konu bakımından ilgi çekiciydi gerçekten. Beklentimin üzerinde olduğunu da söyleyebilirim. Klişe karakterlerin olmaması da beni mutlu etti. Kimsenin kimseye güvenemediği , dostum sandığınız kişinin aslında en büyük düşmanınız olduğu küçük bir metro istasyonu. Sürekli yeni şeyler öğreniyorsunuz ve aslında bir sürü sırrın olduğunu fark ediyorsunuz. Okurken sürekli şaşırmıştım.
Bestegül bence tam yerinde bir karakterdi. Ne kendini ezdiriyordu ne de diğerlerine kötülük yapıyordu. Oğuz belki de kitaptaki en sevdiğim karakter olabilir. Tek kelimeyle mükemmeldi.
Genelde isteyerek olmasada wattpad kitaplarını önerirken biraz tereddütte kalıyorum. Fakat bu kitabı gözüm kapalı önerebilirim. Sadece biraz fazla etkilenebilirsiniz. Kendimden biliyorum.
Buradan pinokyoya selamlar...
Ve şimdi yağmur yüklü buluta bakıyorum...