·140 syf.····Okunma: 25 Ağustos 2020 18:57 Sabahattin Ali'den okuduğum üçüncü kitaptı. Ve yine diğer okumuş olduğum iki eserde de olduğu gibi beni şaşırttı ve etkiledi. Ayrıca Sabahattin Ali'nin üslubu ve betimlemeleri adeta okuyucuyu bulunduğu dünyadan alıp resmen o hikayenin içinde ve birebir tanığı gibi yaşama fırsatı da veriyor.
Değirmen'in içeriğine gelirsek eserimiz 3 bölümden ve küçük hikayelerden oluşuyor. Ama küçük demem sizi yanıltmasın. Belki hikayeler küçük olabilir ama etkisi ve karşılığı bende büyük oldu. Tahmin ediyorum ki sizde de büyük olacak. Eserdeki bazı hikayeler daha etkileyici ve ön plana çıkıyor. Yazarımız her hikayede farklı bir konu işlemiş. O konuyu işlerken okuyucuya vermek istediği mesajları da inceden ve gizlice okuyucuya aktarıyor.
Açıkçası önceleri böyle hikaye türü okumayı sevmezdim. (Biraz önyargılıydım galiba) Bu yüzden olacak ki bende roman okumayı hikâyeye oranla daha çok sevdim. Ama bir süre sonra üst üste birkaç romandan sonra aralara böyle hikaye türü eserleri de alınca hikâyeye de alıştım. Şuan diyorum ki iyi ki böyle yapmışım. Velhasıl okumalıyız biraz hikâye, biraz roman, biraz şiir, biraz deneme ama daima her türden okumalıyız. Son olarak hepinize keyifli ve bir o kadar güzel okumalar...