Bu kadar ağır bir konu için, ne kadar da yavan bir anlatımdı o öyle... Bir kere, olaylar gerçekçiliğini giderek kaybediyor. Bu kadar ağır olaylar yaşamış, hatta bunun yüzünden anılarını baskılayarak unutmuş birisi, bu kadar hızlı toparlanamaz, mantıklı değil. Ya da yazar iyi aktaramamış diye düşünüyorum. Hele öyle bir sahne var ki.... (spoiler)...
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Resmen gözleri önünde bir insan kendini öldürüyor, kanı falan üstlerine sıçrıyor ama Holder sanki böyle bir şeyi defalarca görmüş gibi donuk, aklı yerinde, inanılmaz sakin ve hemen olaya hakim olup kızı yönlendiriyor. "Tamam şoka girdi, sonradan çıkacak etkileri belki" diye bekliyoruz ama o mideyle "güya" olayı atlatmak için kızla sevişmek istiyor. Yazarın cinselliğe bakış açısı gerçekten şaşırttı. Hem de aile içi tecavüz konusunu işlerken...
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
(spoiler sonu)
Olayların bir de erkek karakterin gözünden anlatıldığı bir kitap daha varmış. Belki yazarın orada bu saçmalık için bir açıklaması vardır.