Nizam ı Alem Nedir ?
" Allah'ın insanı halife olarak yarattığı yeryüzünde, yine O 'nun istediği gibi yaşamak isteyenlerin ölüme kadar peşinde koşmakla mükellef olduğu ulvî bir misyondur. Biraz açarsak, bu dünyayı ötelerin tarlası kabul eden İslâm inancı, insanlara bu dünyayı imar vazifesini de yüklemiştir. Müslümanın hayatında cemiyet kaçkınlığı, ruhbanlık gibi hayat tarzları yoktur. Müslümanlar bu dünyanın hakkını, sadece ve sadece inançlarına uygun olarak vermek zorundadırlar. « Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışmak » olarak ifade buyrulan ilahi ölçü buna işarettir. İslâmiyet, insanların vicdanına hapsedilmiş bir inanışın adı değildir. « Siz benim namazıma orucuma bakmayın, benim kalbim temiz. Din bir vicdan meselesidir ve Allah İle kul arasındadır. » Safsataları müslümanın inançları ile bağdaşmaz. Keza « Şeriat, yani İslâm zahire göre hükmeder. » prensibini bilmeyenimiz yoktur. Din, insanların yaşamını şekillendirir. Birtakım mükellefiyetler, müeyyideler, ahlâkî prensipler içerir. Bunlar, O dine bağlanmış olanların uymasının zorunlu oldğuğu yükümlülüklerdir. « Ben şurasını kabul eder, burasını kabul etmem. - İnancım bu meselelere karışsın ama şu şu şu meselelerden soyutlansın, müdahil olmasın. » düşüncesi saçmadır ve aynı zamanda İslâm'ın kabulleriyle çelişmektedir. Çünkü bizler, müslümanlar olarak, doğumumuzdan ölümümüze, taharetlenmizden yememize içmemize, konuşmalarımızdan sükût etmemize kadar uzanan bir hayat çizgisinde, her şeyi Allah(c.c.) ve Resulü'nden ve onun mümtaz Sahabeler kadrosundan öğrendik. Bunların zıddı bir anlayışa ve bizlere biçtiği yaşam biçimine muhalif olmak haddimize midir? İslâmiyet tam bir teslimiyet ve kabul ister. Müslüman'ım diyen bir şahıs, müslümanlığın gereklerini ayırıma tutma hakkına sahip değidir. Yani, « Ya hep ya hiç ! » Konunun özü budur. Bana göreler ve ben böyle anlıyorumlar yoktur. Herşey Allah'a ve Resulü'ne göre şekillenecektir. İşte Nizam-ı Âlem; bütün vasıtaların, bütün kadroların, bütün anlayışların, bütün fikirlerin velhasıl yeryüzünün, İslâm'a ve onun ölçülerine göre kıvamlanması, ilahi kalıplara oturtulması ve adem-i beşerin hayatını, Hakk'ın tanıdığı serbestiyet dahilinde idame ettirmesini sağlayacak meşru düzene denir. "
Din
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.