·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Eylül 2020 11:59 ✏ İlk önce şunu söylemeliyim bizde işini iyi yapana dedikleri bir laf var " Bu kadın bu işi yapıyor " diye işte tam burada bunu kullanmak istiyorum. Size biraz kitapta bahsedin daha sonra fikirlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
.
✏ Toprak sabah uyandığında yanında hiç tanımadığı hamile bir kadın görür. Büyük bir şok yaşar fakat işin tuhafi yataktan hızla kalktığında uyandığı evde tanımadığını farkeder. Rüya gördüğünü sanarak veya içkiyi fazla kaçırdığını düşünerek ayilacagini umduğu anda kadın uyanır ve şaşkın bakışlarını gördüğü adama neler olduğunu sorar. Kadının karısı olduğunu öğrenince büyük bir oyunun içine düştüğüne emin olmuştur hızla giyerek evden çıkar, iş yerine gider. Nasıl olsa ortağı ne olup bittiğini ona aciklayacaktir. Ama ondan da duymak istediklerini duyamaz, çıldırmak üzereydir. Karısı meraklandirdiginiz peşinden gelmiştir fakat onu görmek istemiyordur.Cunku kendisi evlenmeyi düşünmeyen soğuk bir adamdır. Ortağı bir uyku ilacı içip dinlenmesini onerir. Uyandığında karşısında babasını görür ve bir umut yüzüne bakar ama nafile karısının yanına gitmesini ve doktora görünmesini söyler. Sonra aklına karısının sabah söyledikleri gelir. Çocuk odasını yerlestirirken kafasına kalın bir tahta düşmüştür belki de hafıza kaybı yaşıyordur,belki de herseyin sebebi o tahtadır. Baktı ki olacak gibi değil birseyler düzelir yoluna girene kadar olayları akışına bırakmaya karar verir. Günler geçtikçe karısına aşık olmaya ve mutlu olmaya başlamıştır. Ve doğum anı gelir acele ile arabalarına binip hastaneye giderlerken trafik kazası geçirirler. Toprak gözünü açtığında hastane odasinda basında annesini beklerken bulur. Karısının ve çocuğunun durumunu öğrenmek istiyordum fakat konuşmaya hali yoktur. Babası oğlunun uyandığınızda duyunca koşarak hastaneye gelir. Ailecek konusurlarken kapı açılır, karısının görür. Fakat kapıyı kapatıp çıkmıştır. Toprak bu olana anlam veremez fakat bir yandan da karısının iyi olduğunu görmek onu sevindirmistir. O sırada babasına bağırarak o benim karım git onu getir der. Annesi ve babası birbirine şaşkın sakin bakarlar. Yine de babası koşarak odadan çıkar ama eli boş döner. Toprak kafayı yemek üzeredir. Neler olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur. Karısı niye yanına gelmemiştir ? Çocuğunun durumu nasil ? Annesi ve babası neden karısını tanımıyor muş gibi bakıyor ? Kimse neden sorularına cevap vermiyor ?
.
✏ Eveeeet eminim sizde buraya kadar benim gibi heyecanla okudunuz. Ve bu sorulara cevap olarak rüya görüyordur dediniz. Ama malesef rüya da değilmiş. Hatta bütün yazdıklarımı unutun çünkü bariz olarak yazar tarafından kandirildik. Halbuki çok iyi hikayeydi ve aşkı çok güzel anlatıyordu. O sert adamı dize getiren hayat enerjisi ile dolu kadını. Bahçede şu tabancası ile oynayarak eğlendiği zamanları, ve her geçen gün birbirlerine mıknatıs gibi çekilen iki insanı.
.
✏ Acayip ters köşe bir kitap. Sanki kitap sürekli başa sarıyor. Temposu hiç düşmüyor elinizden bırakamıyorsunuz. Bölümler şeklinde yazılmış ve bölüm başlarındaki hayata ve kadere dair anektodlar çok güzel. Kitabın başında bir bölümde başkası tarafından anlatılan bir Tarık karakteri var mesela fakat okuyorsunuz okuyorsunuz Tarık yok ortada. Ben acaba yanlış mı okudum diye birkaç kere geri döndüm. Çok iyi gizlemis kitabın ilerleyen bölümlerinde okuyorsunuz ama oraya gelene kadar aklınız hep Tarik'ta kalıyor. Kurgunun içine töre, gelenek, din ayrımı, kadına uygulanan şiddet gibi bir çok sosyal konuyu da işlemiş. Son söz olarak şöyle söylemeliyim çok sağlam bir kalemi var. İlk kitabı Nergis'i de okumuştum bayilmistim. Bu kitaba da bayıldım. Mutlaka iki kitabını da okumalisiniz. Şiddetle tavsiye edilir.
.
Kitapla kalın