10/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2020 21:50
İbn-i Sina’nın ve İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ı. İsimleri aynı olmalarına rağmen ikisi arasında herhangi bir benzerlik veya bağlam yoktur. İbn-i Sina’nın Hay bin Yakzan’ında Hay evrenleri gezer, bilimlerin hakikatlerini ögrenir, kendi yolculuklarında iklimleri görür. Bu evrenler, yolculuklar ve iklimler alegorik şekilde anlatılmıştır. Son sözde de belirtildiği gibi; “ehli olanların kolaylıkla anlayabileceği, bu bilgilere ulaşması doğru olmayanlar için ise oldukça kalın sayılabilecek ince bir perde çekilidir” ve “bu bilgileri ancak tanrı bilgisine ehil kimseler anlayabilir, şeytanın ayarttığı, Tanrı’ya karşı mağrur kimseler ise bu bilgilerden yoksun kalırlar.” bazı gerçeklikleri o yetkinlikte olmadığım için kavrayamadım. Bu evrendeki sınırlar, iklimler ve alegoriyi ilmi yetersizlikten dolayı kavrayamadığım için Hay’ın, bizim içinde bulunduğumuz duyular dünyasındaki dostlarımız olmayan yaradılıştan kaynaklı duyularımızın ne denli aldatıcı olduğu fazlasıyla etkiledi beni. İnsanın önünde bulunan bu kötü arkadaşın; yalancı, uydurucu, boş şeyleri yakıştıran, üzerini süsleyen, gerçeği yalana çalan, bununla birlikte insanın gözü ve gözcüsü olan, görmediklerini insana haberini veren “imgelem”i tanımlar. İnsanın sağında bulunan diğer bir kötü arkadaşın; düşünmeden iş yapan, dişi arayan kızgın bir erkek ve yavrularını yitirmiş dişiyi bir aslan gibi, kulağına hiçbir güzel söz girmeyen öfke gücü anlatılmıştır. İnsanın solunda bulunan bu kötü arkadaş; nefsine ve şehvetine düşkün, açgözlü, obur murdarın biri olan, kadından ve karından başka bir şey bilmeyen, kösnü güç yani cinsel şehvet tanımlanmıştır. İnsani özellikler olan bu davranışların, aslında insanı Hakk yolundan ayıran davranışlar olduğunu ve batıla giden bir yol olduğunu dile getirmesi, dine karşı ilgisi olanlar için veya kendi benliğinde bir anlam arayışında olan benim gibi okurlar için kendini fark etmede, gözlerindeki perdeyi aralamak isteyenler ve sorgulamak isteyenler için mutlaka okunması, okutturulması gereken muazzam bir başyapıt. İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ında ise kimsesiz olan, ormanda büyüyen birinin kendi aklıyla cisimleri, varlıkları, duyular dünyasını incelemesiyle anlam ve yaratıcı arayışında olan hikayesidir. Kitaba hayran kalmamak elde değil, anlam arayışına, günümüzde bulunduğumuz duyular dünyasındaki sapkın ve batıl yaşayışlarımıza, hakikatin aslında ne olması gerektiğine vurgu yapılmış. Etkisinden aylarca çıkamayacağımı düşündüğüm ve henüz kitabi yeni bitirmeme rağmen onlarca kez tekrar okumak istediğim harika bir felsefi roman.
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.