·552 syf.····Okunma: 10 Eylül 2020 01:02 Sağ kesimin öve öve bitiremediği, sol kesimin ise yerden yere vurduğu bir kitap.
Ütopik "Huzur Sokağı" tavsiri ile başlıyor roman. Bu sokağın sakini olan Bilal, İslam inancına uygun yaşamaya çalışan bir genç. Huzur Sokağı'nın bir diğer sakini Feyza ise Bilal'in aksine dinine göre değil de isteklerine göre hayatını devam ettiren biri. Bu tezatlığa rağmen iki genç birbirine aşık oluyor ve olaylar gelişiyor.
Bir dönem inançlarından dolayı ötekileştirilen kesimin yaşadıklarını anlatmaya çalışırken yazar, bir zamanlar ötekileştiren tarafı kitabı yazarken kendi ötekileştirmiş. Yazar biraz kendi ile çelişmiş bu konuda, bana kalırsa.
Kitaba ilk başladığımda yapılan betimlemeler hoşuma gitmişti. Olayın, mekanın içinde gibi hissetmemi sağlamıştı. Fakat kitap ilerledikçe betimlemelerin çok fazla ve gereksiz uzatıldığı kanısına vardım. Ayrıca yazar tekrara düşmüş sık sık. Bazı paragraflar vardı ki 10-15 sayfa sonra olduğu gibi tekrar karşıma çıktı. Kopyala-yapıştır yapılmış neredeyse. Kitap biraz daha kısa olabilirmiş.
Tüm bu yaptığım olumsuz yorumlara rağmen okunabilir bir kitap. Edebi niteliği çok fazla olmayan, basit bir dille yazılmış kitap. Okunduğunda insanı düşünmeye, insanı kendi yaşamını sorgulamaya yönelten bir roman. Ön yargısız ve iyi okumalar diliyorum :)