Issız adaya düşen küçük çocukların hayatta kalma mücadelesini,yaşadığı zorlukları anlatan bir eser. Çocukların her zaman masum olduğunu, hiçbir zaman kötülük düşünemeyeceğini,bir canlıya zarar dahi veremeyeceklerini düşünürüz. Onlar bizim gözümüzde daima masumdurlar. Peki gerçekten öyle mi ? Koşullar zorlaştığında, liderlik yarışı ortaya çıktığında çocuklar da aynı büyükler gibi davranıp içlerindeki şeytanı ortaya çıkarırlar mı, ya da herkesin içinde doğuştan oraya yerleşmiş bir şeytan var mıdır yoksa bu sonradan çevreden gördüklerimizle mi oluşur?
Benim düşünceme göre eğer insanın doğasında, doğuşundan tamamen saf ve temiz duygular yoktur. Eğer öyle olsaydı bu dünyada kötülük diye bir şey olmazdı. Baştan beri hiç kimsede var olmayan bir olgu sonradan ortaya çıkamaz. Eğer bu alemde herkes saf ve temiz duygularla dünayaya gelmiş olsaydı hiç kimsenin kötülüğün,hırsın ne demek olduğunu,nasıl hissettirdiğini öğrenebilecek bir kaynağı olamazdı ve bu hiç var olmamış olurdu. Her şey zayıf ve belirli belirsiz bir kıvılcımdır aslında. Bunu istersek kolaylıkla söndürebilir ya da dev bir yangına dönüşmesine göz yumabiliriz.