12. yy da abelard ve heloise'in birbirlerine yazdığı oniki farklı mektup. Oniki farklı hıçkırık.Eski bir inanışa göre her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş. Kalplerinde kan ellerinde derman kalmayıncaya dek bağlarını sürdürmeye çalışmışlar.
Abelard rönesansı sırtlayan kişi olarak görülüyor günümüzde. Döneminin büyük şair yazar ve filozoflarından. Heloise ise o dönemdeki ünlü kadın düşünürlerden.
Heloise özgürlük ve bağımsızlığına düşkün olduğundan ve Abelard 'ın itibarının sarsılmasını istemediğinden ilişkilerini gizlice sürdürmekte kararlıdır. Ancak vasisi Fulbert'i razı etmek için Abelard ile evlenir.
Dayı Fulbert bir gece Abelard'ın evine baskın düzenleyerek onu hadım eder. Abelard bu aşağılayıcı cezadan sonra ders vermeye devam edemeyecğeini düşünür ve bir mananstıra çekilir.Heloise ide farklı bir manastırda yaşamını sürdürmektedir.
Ödedikleri bunca bedele rağmen kavuşamayan aşıklardan Abelard teselliyi felsefede ve dinde arar, Heloise ise Abelard'a olan bağlılığını Tanrıya yöneltmekte başarısızdır.Mektuplarında Abelard'ı bir kez daha görmek için yalvarır. Abelard hadım olmakla kendisini eksik olarak kabul eder ve yeni kişiliğiyle barışamaz. Yeni bir gerçeklik kuracak cesareti yoktur artık. Bazı eleştirmenler tarafından Abelardın tutkusu bencil ve bedensel görülmüş. Ben bunu bağlanma biçimlerinin farklı olmasıyla yorumladım. İkisinin de duyduğu ızdırabı çok sahici buldum.