10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2020 18:12
Hasan Ali Topbaş'ın okuduğum bu ikinci kitabı oldu. Değişik bir tarzı var, okuduğum iki kitabında da imgesel olayların yoğunluğu hemen göze çarpıyor. Seçtiği konular bizden; Anadolu'dan, gecekondu mahallesinden yada kasabadan. Seçtiği karakterler etrafımızda olan insanlar. Çok basit bir olay örgüsü, yalın bir anlatımı olsa da insanı içine çeken cinsten çünkü konusu herkesin hayatına dokunuyor. Topbaş'ın Denizli'li bir yazar olması hasebiyle kitabın kahramanıyla örtüştüğü için otobiyografik bir eser olma ihtimalini de yadsıyamam. Babasının son anlarına şahitlik eden bir adamın, Ankara ile Denizli arasında yaptığı bitmek bilmez yolculuklar esnasında durmadan gördüğü sanrılar, dinlenme tesislerinde verdiği dumanlı molalar, sağından solundan akıp giden dağlar, yayılıp giden ovalar, yol boyunca dinlediği türküler ile roman bir yol hikayesi görünümü almıyor da değil. İnsanda "Nuri Bilge Ceylan" filmini izliyormuşsunuz hissi uyandırıyor. Sonradan öğrendim ki, romanın kapak fotoğrafını NBC kadrajlamış. Baba ile Oğul hikayesi diyebileceğimiz bu kitapta bazı simgesel ve imgesel olayların ara ara tekrar etmesine rağmen tam olarak ne anlatmaya çalıştığını anlayamadım. Yazarın bir röportajı geldi aklıma hemen, bu kısımlarda ne anlatılmak istendiğini "okurları" anlıyormuş. Demek ki, HAT okuru olmak için daha uzunca bir yolum var. Yaşantısı hakkında da ufak bir araştırma yapmak gerekebilir. Bakalım bir daha ki buluşmamız hangi kitapta olacak.
1000Kitap
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.