9/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2020 18:49
Doğanın, etrafımızdaki eşyanın bir ruhu var mıdır? Onlar da bizim gibi konuşur, düşünür, birbirleriyle iletişim kurar mı? Ethem Baran hikâyelerini okumaya başladıktan sonra bu sorular zihnimde iyice belirgin hâle gelmeye başladı. Zira sanatçımız bunun sırrını çözmüş sanki hikâyelerinde. Kimi zaman uzak tepeleri dinlemeye başlamış kimi zaman birbirlerine sıkıntıyla bakan duvarlardan sesler işitmeye çalışmış kimi zaman ışıkların, cihazların konuşmalarına şahit olmuş ve diyor ki hikâyecimiz aslında, ruh denilen bu mücerret kavram sadece bize ait değil, anlayabilene... Bulutları, rüzgârı, güvercinleri, gökyüzünü tenasüp sanatını kullanırcasına bir araya getirip bunları özgürlüğün bir timsali olarak görmüş. Çoğu yerde kullandığı, zamanı ve mekanı genişletme çabasını, dar kalıplardan sıyrılma kaygısını bu şekilde ifade etmeye çalışmış. Yer yer insan dışı unsurları kişileştirerek onları bizimle sohbet eder kıvama getirmiş. Yaşlı insanların hayatlarına dokunmuş bazı hikâyelerinde. Genelde yaşlanmayı kabul etmeyen, geçmişe özlem duyan, geçmişe takılı kalan insanlar. Bazısı konuşmayı çoktan bırakmış ve susarak içlerindeki çığılığı açığa çıkarmış bazısı da bir ayağım çukurda, artık ne kadar konuşursam yanıma kâr kalır, hem öte dünyada da burada biriktirdiklerimle fazla sıkılmam, düşüncesinde. Ayrıca bu insanlar için eski dostlarla yapılan muhabbetler, eski güzel günlere yolculuğu ifade ediyor. Şiir okumayı severim, hikâye okumayı da. Şiir tadında yazılmış hikâyelere ise bayılırım. Ethem Baran tam da bu noktada karşıma çıktı ve iyi ki de eserlerini okuma şansına sahip olmuşum.
Edebiyat
Döngel DünyaEthem Baran · İletişim Yayınları · 2019692 okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.