·398 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Eylül 2020 21:52 Çoğunlukla bir anlatıcı tarafından aktarılan, biyografik kurmaca türü bir roman. Kitap Aylin’in ölümüyle başlıyor, sonra geriye dönüş yaparak karakterinin çektiği söylenen büyük dedesi sadrazam Girit’li Deli Mustafa Naili Paşa’nın hayatından başlayarak soy ağacı veriliyor. Aylin’in ailesi, geçirdiği dört evlilik ve iki sevgilisi, değişen dini inançları (Çünkü bütün dinlerin amacının aynı olduğunu düşünüyor), başarılarla dolu meslek hayatı anlatılıp esrarengiz ölümüne geri dönülüyor.
Aylin, hayattan ne istediğini çok iyi bilen, tuttuğunu koparan, kendine bitmez tükenmez güveni olan, hırslı ve başarılı, hem güzelliği hem de zekası ile herkesi kendine hayran bırakan, Amerikan görünümlü bir Türk kadını ve çağdaş bir kadının kendine örnek alabileceği bir roman kahramanı. Psikiyatrist Aylin, hastalarıyla yakın arkadaş olabilecek kadar canayakın, ihtiyaç sahiplerine karşı duyarlı ve yardımsever (Örneğin; fiziksel gelişimini tamamlayamamış kız Nuri’nin bütün tedavi masraflarını karşılaması, şarapçı bir sokak serserisine destek olması) karakteriyle çevresindeki herkes tarafından çok sevilen biri.
Romanın sonundaki ailenin hayatından kesitler sunan fotoğraflar, okunanlara ayrı bir anlam yüklüyor.
Romanda, aile dostları olan Kulin ailesinden de bahsederek Ayşe Kulin kendisine de yer vermiş.
“Peşinden koştuğu gerçek zenginliğin dış dünyanın görkemli vitrinlerinde değil de İnsanların iç âlemlerin de bulunduğunu öğrenecekti.”
“Hayatta gri renkler vardır. Hiçbir şey siyah beyaz değil. Hele sevgiler hiç değil.”