Homerosu’un İlyada destanı ve farklı bir bakış açısı. Kadın gözünden anlatılan bu destan her ne kadar naif olsa da aynı zamanda savaş, kan, ölüm ve her türlü kötülüğü tüm gerçekleri ile gözler önüne seriyor. Romanlarda anlatılan savaş sahneleri genellikle belli bir yerden sonra sıkıcıdır, hele de sonunu biliyorsanız. Ama buradaki anlatım ile tek bir satır bile atlamdan o sahneleri okuyor ve gözlerinizde canlandırıyorsunuz. Doğrusu yazarın başarısı olduğu kadar çevirmene de hakkını vermemiz lazım. Roman’ın başlangıcında bu kitap nasıl bu kadar abartılmış diyorsunuz ama, yazar öyle güzel ince ince örüyor ki hele üçüncü ve son bölümde destanın hakkını veriyor. Biz seyrettiğimiz filmlerin de etkisi ile konuyu kahramanlık ve aşk hikayesi olarak biliyoruz ama yazar bunu bir yerde kadın kahramanı ile çok güzel anlatmış: O insanlar, düşünülmeyecek kadar uzak o geleceklerin insanları bizim için neler düşünür?Bir şeyi biliyorum: Fetihlerin ve köleliğin zalim gerçeklerini istemezler. Erkeklerin ve oğlan çocuklarının katledildiğini, kadınların kızların köle alındığını duymak istemezler. Bir tecavüz kampında yaşadığımızı bilmek istemezler. Hayır, bambaşka daha yumuşak bir şeyi tercih ederler..Bir aşk hikayesini belki. Sevgililerin kim olduğunu anlamayı başarmalarını umuyorum yalnızca. Evet yazarın kadın kahramanı ve diğer adı geçen kadın kahramanlar, savaşta gözleri önünde kocaları, kardeşleri erkek çocukları öldürülen kadınlar. Ve hepsi yakınlarını öldüren erkeklere esir veriliyorlar, kralın karısı olsa bile. Bu bakış açısı ile karşımıza çok gerçek zaman zaman rahatsız edici bir roman çıkıyor. Okuduğunuzda bütün övgüleri hakettiğine karar veriyorsunuz….