10/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2020 20:42
“Derken, bahar geldi.” diye başlar kitabın ilk ve kitapla aynı adı taşıyan öyküsü. Ethem Baran, zaten bu eserdeki tüm hikayelerde aslında baharı bekleyen insanları anlatır. Hayatımızın mevsimi dönsün, bahar olsun umuduyla okuruz öyküleri. Çünkü anlatılan insanlar; yalnızlığın kıyısına çekilmiş, başka insanların kışıyla üşümüş, sevinçli günleri isteyebilme duygusuna sahip olacak kadar bile sevinç yaşamamış kahramanlar. Ha öyle söyleyince sanki buram buram ajitasyon kokuyormuş gibi gelebilir. Hayır, öyle değil. Acınacak bir durum yok o insanlar için. Hayatlarından şikayetçi değil onlar. Onları okurken onlara acımıyorsunuz. Hatta yeri geliyor bazı hallerine kahkaha atıyorsunuz. Öyle sahici, öyle samimi... Eserde öyle de bir betimleme ustalığı var ki “Pencere köpük köpük çiçek açınca” burnunuza o çiçeklerin kokusu gelir. Zekeriya “çocukluk ve gençliğinin karanlığına yerleştiğinde” sizin de içinizi bir sıkıntı kaplayıverir. Afiye “ çiçeklerin süzdüğü bahar ışığında” eski zamanı yaşarken onunla beraber anıların huzurunu yaşarsınız. Üstelik bütün bunlarla daha ilk öyküde karşılaşırsınız. Uzatmadan söyleyeyim: Döngel Dünya’yı okumuş olmanın tadına henüz varmayanlar beni anlayamazlar. Bir an önce bu dil şölenine, insan manzaralarına tanıklık etmelisiniz. Yazar, altı çizilecek en az cümlenin bu eserinde olduğunu iddia etse de ben Hacı Laklak öyküsü dışındaki bütün öykülerde birçok cümlenin altını çizdim.
Edebiyat
Döngel DünyaEthem Baran · İletişim Yayınları · 2019692 okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.