Puan vermedi·300 syf.··
2020 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2020 19:00
Bu konu, aslında çoktandır değinmek istediğim bir konuydu. “İllimunati: Entirika Çemberi”ni okuduktan sonra internetten de konuya dair birçok videoyu izleme fırsatı buldum. Burada kitap incelemesinin yanı sıra “İllimunati” denilen oluşumun üzerinde durmak istiyorum. İllimünati… Başta, Rockefeller ve Rothschild gibi oldukça güçlü ve servet sahibi hanedanlıkların öncülüğünde kurulan ve toplam da on üç Yahudi aileden oluştuğu söylenen küresel bir çete! Güç, iktidar ve kara para imparatorluğu… İlginç gelebilir ama Amerikan Merkez Bankasının sahibinin, Amerika Birleşik Devletleri olmadığını biliyor muydunuz? “FED” yani, Amerikan Merkez Bankası başta Rockefeller hanedanlığı olmak üzere bu sekiz aileye ait. Doları “FED” basıyor. Muhtemelen dikkatinizi çekmiştir, 1 Doların arkasında, piramidin içerisinde: “Her Şeyi Gören Göz” sembolü var ve hemen altında: "Novis Ordo Seclorum" ibaresi yazılı. “Yeni Dünya Düzeni” yani, “Tek Dünya Devleti” anlamına geliyor. Bu adamlar, rehberleri şeytan sayesinde dünyayı yönetmek için doğmuş ilâhlar olduklarına ikna edilmişler! Bütün amaçları, dünyadaki tüm ulus devletlerinin yıkılıp, Babil veya Kudüs merkezli “tek dünya devletini” kurabilmek… — “Tek bir parti var: Para ve Güç Partisi. Bu partinin tek sahibi: İlluminati. Bir düşünün: Cumhuriyetçi Newt Gingrich, İlluminati'nin şaibeli Dış İlişkiler Konseyi üyesi. Demokrat Bill Clinton da öyle. Cumhuriyetçi George Bush da öyleydi. Cumhuriyetçi Robert Dole bir Mason. Newt Gingrich de öyle. Bill Clinton ve George Bush da..." Siyasetçiler, film yıldızları, şarkıcılar, medya, gazeteler, dergiler, televizyon kanalları, ilaç firmaları ve banka sektörü gibi birçok kişiyi ve sektörü avucunun içine alan bu çete, televizyon ve internet yoluyla insanlar üzerinde muazzam bir algı operasyonu uyguluyor. Ekranlar insanlara hep; entrika çevirmeyi, yalan söylemeyi, kuyu kazmayı, birbirinden nefret etmeyi, aldatmayı ve insanlara asla güvenmemeyi empoze eden dizi, film ve programlarla dolu! İzlediğimiz yarışmaların formatı dahi “vur, kır, parçala; ama kazan!” şeklinde. (Yemek yarışmalarında çorbanın tuzu az olmuş gibi incir çekirdeğini doldurmayan gerekçelerle birbirini parçalayan insanları izliyoruz!) Ve sonuç olarak, “Bu devirde kimseye güvenmeyeceksin!” algısı, hepimizin beyinlerine adeta bir çip gibi yerleştirilmiş durumda! Yerle bir edilmiş güven duygusuyla birlikte psikolojik olarak yalnızlaştırılmış insanlar yığını! Alın size antidepresan ilaçları satmak için ideal bir pazar! Ayrıca diyelim ki çok cüzi bir miktar paraya ihtiyacınız var. Peki, şeytani planlarla yaratılan bu güvensizlik ikliminde arkadaşlarınızın veya akrabalarınızın kapılarını yüzünüze kapatmalarına sebep olan bu sistem sizi nereye yönlendiriyor? Tabiki bankalara… Bingo!!! — “Şeytani Öğreti, ancak planlanmış bir büyük kargaşa ve kaos döneminin ardından "Yeni Dünya Düzeni"nin kurulabileceğini öne sürer. Söz konusu: "Kaostan Kaynaklanan Düzen" kavramı, tüm Mason öğretilerinin temelindeki ortak öğedir.” — “İlluminati'nin Dünya Hükümeti kurmak için hazırladığı kaos ve kriz planlarından biri, İcat Edilen Hastalıklar: Medya 1980'lerde HIV ya da AİDS adında ölümcül bir virüsün, milyonlarca Amerikalının hayatını tehdit ettiğini duyurmaya başlamıştı. Ama elimizdeki kanıtlar bize, ABD ordusu biyolojik silah laboratuvarının AİDS virüsünü yaratmış olabileceğini ve Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü'nün bu hastalığı Afrika'da ya da başka bir yerde yaymış olabileceğini gösteriyor. Sonuçlar önceden tahmin edilebilirdi: Korku, halk arasında endişe, ve homoseksüel lobiye yetki verilmesi. Ama eğer İlluminati dünya nüfusunun büyük bir kısmını yok etmeye karar verirse, ilerideki yıllarda daha da korkunç hastalıklar ortaya çıkarabilir!” Kitaptan paylaştığım bu iki alıntı, günümüzde yaşadığımız bazı olayları kendimce anlamlandırmama yardımcı oldu. Tüm dünyada yaşanan “Coronavirüs” illeti de yine bu küresel çeteyi işaret ediyor gibi… Öyle ya, Mason mantığına göre düzen, kaosun içinden gelecek! Öyleyse bazı işaretleri doğru okumakta fayda var. Yaratılan bu sanal dünya ile medya üzerinden sürekli korku ve endişe pompalayarak; “Kimseyle arkadaş olma, kimseyle konuşma, kimseye dokunma, asla muhabbet kurma, samimiyetten uzak dur! İnsanlar artık senin için potansiyel birer tehlike! Yalnızca bende kal, benimle kal; artık dünyan benim!” diye yüzlerimize haykırılıyor adeta! Çocuklarımızı bu soğuk ve samimiyetsiz ekranların karşısından çekip kurtarmak isterken her geçen gün daha da saplanıyoruz bu bataklığa! Görüyoruz ki bilgisayar ve internet kullanımı hobi olmaktan çıkıp; ekmek kadar, su kadar ihtiyaç haline getirildi. Yaratılan Yeni Dijital Dünya Düzeninde sıra eğitim sistemine geldi çattı. Adına da “uzaktan eğitim” dediler. Peki yaratılan bu yeni düzenle birlikte tekrar eskiye dönülecek mi gerçekten? Yoksa “sistem bu şekilde de gayet iyi işliyor!” denilerek uzaktan eğitime devam mı edilecek? Peki bu, dünyadaki milyonlarca öğretmenin öğrencilerine ve mesleklerine veda etmesi anlamına gelmiyor mu? Muhtemelen kaosun yarattığı bu belirsizlik içerisinde sis dağılacak ve bizler önümüzü gördüğümüzde gemi çoktan karaya oturmuş olacak! — "Kriz, fırsat yaratır!" Şeytanın ahalisi nesillerden beri, insanların korkutulduğunda, soyulup yağmalandığında ve kanlı kaostan yakasını kurtaramadığında, liderlerine dönerek: "İşleri düzeltin, bir şeyler yapın, HEMEN!" diye yalvardıklarını biliyor. Bu çılgın güven içinde olabilme isteği İlluminati için fırsatlar yaratıyor. Kaos yaratmak, insanlarda öfke ve endişe duygusu oluşturmak için çalışıyor ve böylelikle insanların çaresizlik içindeki düzen arayışlarından faydalanıyorlar.” Yazılması, irdelenmesi gereken o kadar çok şey var ki… Bu sevgisizlik ve güvensizlik ortamında yavaş yavaş insandan ayrı bir türe doğru evriliyoruz. Bu türün adının ne olduğunu bilmiyorum; ama kesinlikle “insan” olmadığına eminim! Oyunu (zeybeği) bile mertliği ve güveni telkin eden bir millet, nasıl olur da “acaba hakkımda ne düşünürler?” diye bir çocuğun saçını dahi okşamaktan korktuğu günlere gelebilir? Bu adeta bir cinnet hali! Bizi bu cinnete, kaosa sürükleyenlerin planlarını alt üst etmek adına kendimize çeki düzen verelim artık. Yarın çok geç olmadan… Son olarak bakın Sevgili Kemal Sayar “Kayıp Arkadaş” isimli kitabının satırlarından bize ne güzel sesleniyor: “Birbirimizi sevmeye ihtiyacımız var. İnsan, insanın kurdu değildir; bizim irfanımızda insan, insanın yurdudur.”
İlluminatiTexe Marrs · Timaş Yayınları · 2012292 okunma
·
418 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.