Puan vermedi·80 syf.····Okunma: 21 Eylül 2020 13:11 Kitabı aylar önce elime almıştım aslında, Schopenhauer'un kadınlara bakış açısını gördüğümde neden beni aşağılayan bir kitabı okuyayım diyerek okunmaya değer olmadığını da düşünerek kitaplığın en ücra köşesine attım. Bugünlerde tekrar geçti elime. Çoğu yerde öfkelenerek, çoğu yerde de 'Bu filozofu bu düşüncelere yiten nedir?' düşüncesiyle üzülerek devam ettim.
Bu kitap hakkında birkaç inceleme de okudum. Herkes hemen hemen aynı fikirde, kitap son derece eleştirilmekte. Madem herkes eleştiriyor görüşlerine katılmıyor da neden bu kadar ünlü bu adam? Neden yaşadığı dönemde çok etkili bir düşünür olmuş, önemsenmiş? Bu sorulara cevap aradım ve şu sonuca vardım: Schopenhaur da herkes gibi kadınların saygıya değer olduğunu, erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini, cinsiyetlerin birbirlerine zihinsel anlamda bir üstünlükleri olmadığını söyleseydi muhtemelen bu kadar dikkat çekemezdi. Çünkü o zaman fikirleri farklı değil değişen dünyanın eşitlikçi basmakalıp fikirlerinin birer taklidi olabilirdi sadece. Yine de bu kadar ağır bir dil kullanarak ifadelerini hakaret boyutuna taşıması gerçekten can sıkıcı.
Hiç mi güzel bir yanı yok bu eserin, koskoca filozof, boşuna mı yazmış kitabı diyecek olursanız orda bir durun derim. Schopenhaur'un bazı konularda öyle yerinde tespitleri var ki bir paragrafı defalarca okuyup düşündüğüm olmuştur. Özelllikle aşkı ele aldığı bölümdeki fikirlerini altını çize çize (her fikrine katılmamakla birlikte) okudum. Artılarıyla eksileriyle klasikleşmiş bir eser "Aşkın Metafiziği". Fikirleri bize belki aşırı geliyor olabilir ama 200-250 yıl önce yazılmış bir eseri bugünkü düşünce yapısıyla eleştirirken dikkatli olmamız gerektiği taraftarıyım.
Keyifli okumalar.