Puan vermedi·272 syf.··
2020 33. kitabı
Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem süpheciliğin; hem aydınlık hem karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam tersi istikamete - özetle; şu an içinde bulunduğumuz dönem öyle benzer bir dönemdi ki dönemin, sesi en çok çıkan otoriteleri bu günler hakkında - olumu anlamda da olumsuz anlamda da - ancak ve ancak "en" sözcüğü kullanılarak konuşulabileceğini iddia ediyorlardı... Kitap bu sözlerle başladığında kitapta yaşanılan dönem hakkında gerçekten de sonsuz bir merak içine daldım. Kitabı okuyup bitirdikten sonra ise bu sözlerin aslında en kelimesinden daha fazla şey hakettiği gerçeği ile yüzleştim... Kitap özelikle final kısmı ile tam bir şaheser... Okurken insanın kendini kaybedebileceği ve aradan beli bir zaman geçtikten sonra baştan başlamak için yine elinin gideceği; yazarın üstün bir kurgu ile ayakta alkışlanmayı hakketiği; çevirmen didar Zeynep BATUMİ'nin ise açıklayıcı ve zevkli tercümesi ile çevirdiği bir hayat... Bu hayatta kişisel olarak beğendiğim ihtilal, devrim gibi yönetim şekillerinin yanlış insanlar elinde nasıl korku dolu bir hayata; insanın iyi niyetle baktığı şeylerin bir korku tüneline dönüşebileceğı anlatılıyor... Bence bu kitabı okumak insan hayatını güçlü kılar..
1000Kitap
İki Şehrin HikayesiCharles Dickens · Altınpost Yayıncılık · 201876,5bin okunma
·
2 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.