10/10
·72 syf.··
2020 68. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2020 14:13
Zweig’ın savaş karşıtı bir insan olduğunu, görüşlerinde de belirttiği gibi bu kitapta da görüyoruz. Bazı yasaların mecburiyetinden bahsederek konuyu devam ettirmiş. Aslında bize göstermek istedikleri hayatın da bize yaşattığı mecburiyetler. Tam anlamıyla kendimiz için değil de sürekli başkaları için bir şeyler yapmamız gerekecek olması ne kadar çekilir olmasa da birer mecburiyet dayatmasında ve bazen bunları kabul ederken, uygularken farkında bile olamayışımız benliğimizin insanlar tarafından ne kadar ele alındığını gösteriyor. Kabul edelim ya da etmeyelim şu an hayatımızda olan yasalar bize belli bir kesimin, kendi menfaatlerine uygun olan davranışlarından başka bir şey değildir. Kitapta da yazıldığı gibi onlar birer alet olarak görürken aslında her birimiz birer etli kemikli canlıyız. Ve bize o yasaların yürürlüğünde bir hayat sunuluyor gayet de başarılı bir şekilde, onlar olmadan bir adım dahi atamıyoruz. İşte bu yüzden de onların köle olarak, bir silah olarak kullanması aslında hepimizin hakettiği durumlardan biri. Çünkü her şey halkın elindedir ancak halk böylesine köreltilince sonunun nereye gidildiği de gayet olasıdır. Kitabın sonu gayet mutlu bir şekilde bitiyor ama gerçek hayatta gerçekleşmeyecek kadar ütopik bir sona sahip... Okunması gereken çok etkili bir kitap.
1000Kitap
MecburiyetStefan Zweig · Venedik Yayınları · 201975,1bin okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.