Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 20 Mayıs 2020 03:57 Merhaba siz güzel insanlar,
1952 yılında yazılan bu eserin bu kadar ileriyi okuyacağını görmek yazarın büyüklüğünün kanıtıdır. Yıl kaç olursa olsun. Her zaman okunacak bir kitap. Gılgamış Destanına benzettim kitabı.
Kitaplar ateştir. Nasıl yani kitap insanlara dost arkadaş olduğunu daha önce sizden duydum, buna rağmen ateş olduğunu söylüyorsun diyeceksiniz.
Kitap insanların zihinlerine ateş eder ve yepyeni fikirler üretir, bundan dolayı kitapların ateş olduğunu düşünüyorum. Kitaplar insanların hayatlarını konu etmenin dışında geçmişten ders çıkarmak gibi bilim-kurgu niteliğinde yazıldığında gelecek adına da tahminlerde bulunduğunun kanıtı olmuşlardır.
Nasıl 'Hayvan Çiftliği' adlı kitap Komünistliği eleştiriyorsa yani o yapının devlet anlayışını savaş açıyorsa tamamen bilim-kurgu niteliğinde okuyabiliyorsak bu kitabında yazıldığını sizlere arz etmek isterim.
Hepimizin malumu Osmanlı da ' Tulumbacılar' yani itfaiyeciler bulunurdu ve çıkan yangınlara müdahale ederdi... Şuan ki mevcut durumda söz konusu ama.. aması bitmiyor hegemonyanın. Kardeşim İtfaiye dediniz hegemonya konuşmaya başladınız diye bilirsiniz... Bu kitap hegemonya anlayışını yani iktidar egemen güçlerin nasıl yayıldığını nasıl kitapların insanların zihnini açtığı için müdahale ettiğini açıklıyor.
Kitaplar ateştir demiştim, insanların düşence biçimlerini yaşam kalitesini sorgulama isteğini her zaman diri tutar, bundandır ki yazar gelecek adına kitapların insanlara zarar verdiğini düşünen egemen güçlerin müdahalesini anlatmıştır. İktidar ve egemen güçler, koşulsuz itaat'ın en büyük engeli kitaplar olduğunu söylemektedir.
Şimdi öyle dedim diye bu itfaiyeleri kötü insanlar olarak düşünebilirsiniz ama kitap da insanları kurtaran bir ekip olarak görülmeye başlanıyor.. İnsanların düşünmesini ortadan kaldırıyor, iyilik etmiş olduğunu söylüyor.
İnsanlık için, vatandaş için, halk için alevlerle dans eden vatansever nefer onlar. Kişiler şiir okuyup üzülerek intihara kalkışmasınlar diye… Roman okuyup hayal güçlerini kullanmasınlar diye… Deneme okuyup düşünmek zorunda kalmasınlar diye… Bilgi kitapları okuyup, gereksiz bilgilerle kendilerini yıpratmasınlar diye… Azıcık aş, ağrısız baş olsun diye… Kafalarına hiçbir şey takılmasın ve eğlenceye daha fazla vakit ayırabilsinler, böylece hep mutlu olsunlar diye... Ülkede savaş olsa dahi, üzülmesinler, yokmuş gibi davranabilsinler, huzurları asla kaçmasın diye… Tüm iyi niyetleriyle görevlerini yapan her biri vatansever, milliyetçi birer kahraman asker olarak kitap da geçmekte. Yani kitabın içindeki halk bunu kabullenmiş öyle düşünülmeye ikna olmuşlardır.
Hegemonya gerçekleşince tek alanda yaşanmıyor, her zaman derim alt yapı üstü yapıyı belirler, yöneticileri seçen bunların yaşanması ihtimali veren yine alt yapı yani halktır. Bununla birlikte şuanda itfaiyeci bu tür şeyler yapmasa da buna benzer görevleri üstlenen ekipler bulunmaktadır. Devletin yapısın koruma altına alalım diye farklı düşünen insanları kontrol altına almaya başlandığını her zaman görmekteyiz. Her ülke bunu yapar sadece bizim ülkemiz adına yapılmaz.
Kitabın özetini siz her yerde okuyabilirsiniz... Benim kitapla ilgili düşüncelerim bu yönde. Her zaman bunları yapanlar olacaktır, bu ekiplerin yani benzer itfaiyecilerin içinde buna karşı çıkan insanlarda olacaktır. Bundan dolayı her zaman kitapların okunması zihinlerde tutulması gerektiğini düşünüyorum.
Okuyun abi, okuyun abla, okuyun insanlar. Bizler her zaman okumakla devletin yapısını da güçlendirebiliriz iyi niyetli olursak sağlam iradeli yaşarsak ve işini doğru yapmayanları sorgularsak her zaman denetleyen kitle oluruz.