9/10
·80 syf.··
2020 26. kitabı
Kara mizahın, içine katıldığı toplumsal konuları, ince politik gönderme ve folklor olgularıyla zirve yaptığı bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Bir yandan bir toplumun bir parçası olarak, içinde bulunduğumuz toplumsal yapının bir sonucu olan delirmenin eşiğine gelen insanların psikolojilerini bizlere sunan diğer taraftan "insan olmak" kavramıyla oyunlar oynayan on altı öykünün bulunduğu bu derlemeyi kesinlikle kaçırmamalısınız. Öykü derlemelerini yorumlarken adetim olduğu üzere en beğendiğim öyküleri sırasıyla listeliyorum. Ruhşen'in bu kitabında da ilk beş diyebileceklerim şöyle: 1) Tanker 2) Taşerona Hayır 3) Pentikost 4) Fareler ve Köpekler 5) Döner Sermaye Özellikle derleme içerisinde belirgin bir karaktere değil, olaya odaklı öyküler de var. Bu öykülerden Tanker'e hayran kaldığımı belirtmeliyim. Toplumun aç gözlülüğü ve insanın insan olmaktan çıkması öyle güzel ve akıcı bir şekilde anlatılmış ki mutlaka okumalısınız. Taşerona Hayır ile final mesajının bağlamına doğru uzanan düşündürücü ekonomik denge ve insana etkisi temasını okuduğunuzda etkilenmemeniz mümkün değil. Pentikost'u daha önceden de okumuştum. Burada tekrar okudum. O evde, o öğrenciler ile birlikte bir anlığına bulunmak çok sıra dışı bir deneyimdi diyebilirim. Fareler ve Köpekler çok şey anlatıyor. Kalktığın yerden tekrar yattığın aynı yere geçene kadar yaşanan olaylar bize o kadar çok şey anlatıyor ki sözcükler yetmez. Midesindeki şey yüzünden köpeğe acıdığımı belirtmek zorundayım. Umarım o adamların akıl hastalığı ona da bulaşmaz. Döner Sermaye ile çok eğlendiğimi, finalinde de yüzüme yerleşen kocaman tebessümün etkisinden zor çıktığımı itiraf edeceğim. Hepsi birbirinden nefis öyküler. Mutlaka ama mutlaka okumalısınız.
Bir Gün Mutlaka DelireceğimRuhşen Doğan Nar · MAHAL EDEBİYAT · 202032 okunma
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.