Girdiler kapılardan
Girdiler pencerelerden
Mektuplardan kitaplardan telefonlardan
Girdiler kirlettiler ve gecemizi
Girdiler ağrıttılar ve gündüzümüzü
İşimize saygımızı
Ölümüze acımızı
Sayrı yatağımızı
Özlemlere sevgilere sular gibi akışımızı
Kıyımlara kıranlara türkü türkü bakışımızı
Girdiler kirlettiler insan onurumuzu
İnsan yüzü güzeldir çirkindi bunlarınki
İnsan yüzü sıcaktır soğuktu bunlarınki
Elleri el değildi eli andırıyordu
Gözleri göz gibiydi bakışsızdılar
Göğüse benzer bir kafesti taşıdıkları
İçinde yürek yoktu
Kapıların arkasında emeklememiş
Beşiklere belenmemişlerdi karda tipide
Girdiler akşam sofralarında evlerimize
Yoksul sabah çaylarında girdiler
Girdiler öpüşürken kuytuda
Okşarken saçlarını çocuğumuzun
Avutmaya çalışırken acilimizi
Duyumsarken sevincini insan oluşumuzun
Girdiler bağlarken mektubumuzu
Dertleşirken kapısında kırkıncı odamızın
Girdiler evlerimize
...
-Hasan Hüseyin Korkmazgil