·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Ağustos 2020 16:54 Bilimkurgu hayranı bir insan olarak söylemeliyim ki, Orwell bu kitabında, bilimkurgudan bekleyebileciğimiz ve belki, biraz da beklemediğimiz birçok şeyi sunmakta. Bize, gelecekle ilgili korkutucu ama gerçekleşme ihtimalinin yüksek oluşunda hepimizin hemfikir olduğu bir dünya sunan Orwell, aynı zamanda, kurtuluşun anahtarını belirtmekte de oldukça usta davranmış. Tamamıyla gaddar bir yönetimin hüküm sürdüğü Okyanusya'da, Winston bu düzene boyun eğmek zorunda kalan milyonlarca insandan sadece biri. Ne var ki, birçoğunun aksine, elinden alınanların, hayatından çalınanların, söylenen yalanların ve biraz daha fazlasının belli bir ölçüde de olsa farkında ve o, bunları hemen aklından uzaklaştırıp unutmak yerine, sorgulamayı tercih edenlerden. Dayatılan sistem, bu sistemin mükemmelliğini ön plana çıkartıp, her geçen gün hatta her geçen saat bu mükemmelliği sağlamlaştırmak üzere kurulu ve sarsılmaz. Dolayısıyla, bu sisteme karşı koymak akıl karı değil desek yeri. Sonucunun ne olduğu bilinerek çıkılan bir yol, olması beklenenden farklı biter mi? Bu kadar büyük bir gücün karşısında ufacıksan, cevap muhtemelen hayır olur. Biraz daha büyüksen, belki bir ihtimal. Ama itiraf etmeliyim ki, cevabın evet olması, işte bu pek de rastlanacak bir şey değil. Ne var ki Orwell, bize bu dünyanın kapılarını açtığı ilk andan itibaren, amacının bizi hikayenin sonuna ulaştırmaktan çok daha fazlası olduğu mesajını açıkça göstermekte. Okyanusa'nın ve dolayısıyla Winston'ın mücadelesinin bir kurgu, bizim mücadelemizin ise gerçek olduğu ve çok uzak görünen sonun kaçınılmazlığının ellerimizde olduğunu ifade etmenin en iyi yollarından biri bu olsa gerek. Demem o ki, okuduğunuza fazlasıyla değecek bence!