Camus’a ben mi yabancıyım, yoksa o mu bana yabancı…
Yıllar sonra kendisiyle buluştuğuma göre, biraz ben yabancı oluyorum. İyi ki de, yollarımız kesişmiş.
Uzun yıllardır adını duyduğum bu eserini nedense kütüphanemin en alt rafına koymuşum. Bir bakıma ona üvey evlat muamelesi yapmışım. Geçenlerde, geçmiş yıllarda alıp da okuyamadıklarımı tekrar üst raflara taşırken, okumaya karar verdim. İyi ki de bu kararı vermişim.
Sabah başladığım bu kitabı, öğlen olmadan okumuştum. Camus için ahkam kesmeyi, ukalalık olarak görüyorum kendimde. 1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü almış bu eseri mutlaka okuyun.
Yıllar önce okuduğum bir hikâye canlandı zihnimde bu kitabı okurken. Bu hikâyeye tekrar dönmek niyetinde değilim ama kitabın kahramanının hayattan beklentisinin kalmadığı noktada, kendi sonunu nasıl hazırladığına şahit oluyoruz.
Erkan