Gönderi

Puan vermedi·110 syf.··
2020 14. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2020 12:31
- Ben bu kitaptan sonra kesinlikle aynı ben değilim. Hakkında bir sürü yorum, inceleme yapılmış ben yapmasam ne değişecek hatta yapmayacaktım fakat dedim ki Eda kendin için bu kadar mühim olan bir kitabı nasıl es geçeceksin. Camus'un okuduğum ilk kitabı oldu zaten en çok ses getiren eseri de bu imiş. Yapılan incelemelerin çoğunu okudum, kimisi ırkçılıktan dem vurmuş, kimisi din, kimisi aşk vs. vs. Hepsi doğru noktalar, kitap hakkında konuşulması gereken meseleler. Ama şu da var ki Meursault yaşasaydı kendisi için bu kadar yorum yapılmasını yine aynı umursamazlıkla karşılar, gereksiz olduğunu düşünürdü değil mi? :) Camus'un dönemine bakışı nasıldı bilmiyorum, belki diğer eserlerini okuduğumda anlayabilirim ama o dönemdeki Fransa sömürüsünün ağır tehdidi altında olan Cezayir de yaşamak elbette kaleme de yansır hatta o dönemde böylesine dış dünyayla kendisini soyutlamış bi karakter oluşturmak .. bi mecburiyetti belki de yoksa diğer türlü o olaylara katlanmak zordur diye düşünüyoum. !!!spoiler!!! Eser etkileyici bir cümle ile başlıyor ( artık çok meşhur zaten herkes biliyor ), kahramanın kendi idamını, yalnızlığı azalsın diye çok kişi tarafından izlenmesini umut ettiği cümleyle bitiyor. Zaten kitabın en etkili unsurlarından birisi ilk cümle ki okuyucuyu meraklandırsın bir diğeri ise son cümledir ki kapak kapandığında vay be densin ve bi 5 dk öylece düşündürtsün. Kitap tamamen kahramanın ağzından yazılmış ve kahramanımızın adını bile bilemiyoruz. Annesi ölüyor ama o cenaze için gittiği yeri, kişileri ve sütlü kahvesini bir de sigarasını ondan daha çok önemsiyor. Bi an önce evine dönüp uyumak istiyor, karakter adına dikkat ettiğim bir husus da bu oldu ki her fırsatta uyuyor. Bu uyku hali bir kaçış mı yoksa bir hastalık belirtisi mi ( Camus küçük yaşlardan beri hastalıkla cebelleşmiş belki kendisini kahramana yansıtmak istemiştir) bilemiyorum. Maria onun için herhangi bir kadındı, O yanında olduğu için bir önemi vardı A veya B kişisi olsaydı da bir şey değişmeyecekti. Evlilik ve aşkı gereksiz buluyor olursa olur olmazsa olmaz kafasında her şeyde olduğu gibi. Cinayet işliyor fakat bundan hiç pişmanlık duymuyor, öldürme sebebini ise güneşte buluyor. Sorgusu sırasında kendisi hakkında bazen ağır bazen iyimser yargılara varılıyor fakat o hepsine tepkisiz kalıyor, tepki gösterse de bi anlam ifade etmeyeceğini söylüyor. İdama mahkum ediliyor kısa bir süre kurtulmak istiyor fakat sonrasında ha şimdi ha 20 yıl sonra zaten öleceğini söyleyerek bunun çokta önemli olmadığını söylüyor. 3 defa rahip ile görüşmeyi reddediyor fakat rahip peşini bırakmıyor. Meursault ısrarla inanmadığını söylese de Rahip onu bile çıldırtacak dereceye getirene kadar zorluyor. Bu olaylar silsilesi böyle uzar gider, kısa bir roman fakat süsten uzak, sade oluşu tamamen olaylardan ibaret olmayı zorunlu kılmış. Kısacası her şeye ve herkese YABANCI bu kişi beni birçok noktada düşündürttü ve düşündürtmeye devam ediyor. Öylece bitti diye kaldırıp rafa koyacağım bir kitapta değil eminim ki 2. 3. tekrarı olacak belki o zaman kitaba çok daha farklı bi bakış açısıyla bakacağım. O vakit incelememi de güncellerim. Şimdilik bu böyle dursun köşede ve sen bunu okuyan kişi buraya kadar geldiğin için teşekkür ederim. Kitabı okumadıysan mutlaka oku sana çok şey katacağına emin ol, okuduysan da diğer Camus kitaplarında veyahut başkalarında görüşmek üzere...:)
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,1bin okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.