Savaş; yok olmaktır !
Puan vermedi·225 syf.··
2020 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2020 12:50
Savaşı bizzat yaşamış, savaş karşıtı Erich Maria Remarque tarafından yazılmış olması ve Yaşar Kemal'in kitap hakkındaki etkileyici sözleri; savaşların haber kanallarında birinci sıradan yer edinmeye devam ettiği şu günlerde, bir klasik olarak nitelendirebileceğimiz bu kitabı okumam için gayet makul sebeplerdi. 19 yaşındaki bir çocuğun gözüyle, savaşın görünmeyen ya da gizlenmiş yüzünü tüm çıplaklığıyla sergileyiyor Remarque. Bu amansız mücadelede burjuvazinin ve onun kirli politikalarının piyonu haline dönüşmüş gencecik insanların psikolojik yıkımlarının çığlığı niteliğindeki tarih sahnesinde, sadece ölülerin savaşın sonunu gördüğünü; hayatta kalmayı başaranların hasar görmüş zihinlerinde hâlâ amansızca savaşmaya devam ettiğine tanıklık ettim. Bir grup asker üzerinden idealist beyinlerin, savaşmaya -yok etmeye nasıl evrildiğini, insanların birbirine ne denli düşman edilip uzaklaştırıldığını anlatan bu kitap, faşist düşüncelerle yoğrulan 'savaş' kültürüne aslında hep birlikte günlük hayatımızda nasıl hizmet ettiğimizi düşünmeye itti beni. Ellerinde kılıçla TV başında savaş naraları atarak Diriliş Ertuğrul izleyip akan her kandan sonra çayını zevkle yudumlayan amcalarımız vardır bizim. Öldürmenin verdiği haz, yorucu bir haftanın tüm olumsuz etkilerini o çoraklaşmış beyninden silip atarken, bir köşede uykulu gözlerle ödev yapan çocuklarına öldürmenin gerekliliği üzerine yaptığı şiddet övücü konuşmaları da işin trajikomik tarafıdır. Sonra oyun konsollarında ilk sırayı öldürmeyi korkunç meşrulaştıran savaş oyunları alır. Bu oyunlarla, ölmeden öldürebilmeyi öğrenen ve bunun bir kabiliyet unsuru olduğuna kendini inandırmaya başlayan bir çocuğun idealist bir doktor olup ölümle yaşam arasında kalmış hastasını hayata döndürmesini bekleriz. Ayrıca hiçbir eğitim sisteminin içinde savaşın, bir insan canından daha az mühim bir olgu olduğunu anlatan bir konuyla da karşılaşmadım. Bizlere gerekliliği, yükümlülükleri ve kalıcı unsurları anlatılan savaşların ve arkasından gelen zoraki barış antlaşmalarının hangi birinde yitip giden bir insan ömrünün, yok olmuş toplulukların mazlum hikayesini dinledik? Arkasında uçsuz bucaksız bir kan gölü barındıran savaşlardan bizlere miras kalan tek şey, zaferleriyle tarihin altın sayfalarında yer edinmiş liderlerin, kulağa hoş gelen ve kitleleri manipüle edip arkasından sürükleyen etkili konuşmalarından başka bir şey değildi. Tüm bunların yanı sıra tarihte öteden beri politikaların, ayaklanmaların, bağımsızlık mücadelelerinin eyleme dökülüş biçimi olarak yer edinen savaşlar, dünya da bu kadar meşrulaştırılmış bir vaziyet almışken yaşadıkları dönem popülaritesinin ve liderlerin kirli politikalarının boyunduruğu altına girmeyi reddeten idealist beyinlerden, aydınlardan bahsetmemek olmaz diye düşünüyorum. Zaten mühim olan şu degil midir? Bugün Haçlı Seferleri ile ün yapmış, kendinden olmayan insanlara engizisyonla ölüm hediye eden Papa vasıflı savaş yanlısı liderlerin isimlerini kimse hatırlamıyorken; Galileo gibi Newton gibi dönemin zihnini kirletmemiş bilim insanlarının tarihte ki yeri ortadadır. 'Tanrı düşmanlarıma acısın ve merhamet göstersin; çünkü ben göstermeyeceğim.' söyleminin sahibi General Marshall'ı ve soykırım fukarası Nazileri tüm dünya nasıl anıyor? Albert Einstein, Stefan Zweig, Bertrand Russell gibi eserleriyle tüm dünya da tanınmış, barış yanlısı düşünce adamlarının ülkelerindeki dönemin savaş naraları atan o doyumsuz ruhlara sahip politikacılarının, başbakanlarının isimlerini hangimiz biliyoruz? Emperyalist ve kapitalist güçlerin kan emici yayılmacı politikalarının bir eseri olan savaşların her ne kadar merkezinde olsak da barışa dair ümidimizi korumaya ve barış için kardeşlik tohumları ekerek durmadan çalışmaya devam etmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Devletlerin birbirini tehdit etmediği; birbirleri üzerinde ekonomik, siyasi ve askeri baskılar kurmadığı; burjuvazinin halkı sömürmediği; ezenin dolayısıyla ezilenin olmadığı ve mezarların üzerine inşa edilmeden gelen barış dolu bir dünya da yabancılaştırılmadan, kardeşçe yaşamanın ümidiyle inceleme yazıma son vermek istiyorum. Selam olsun dünya da barışın kudretli gücüne inanan dostlara!
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey YokErich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20224,053 okunma
·
416 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.