Tuna aradan kalkarsa vatan yaşamaz.Vatan yaşamazsa bizler de yaşayamayız.Belki yaşayan bulunur.Evet ! Belki bulunabilir.
Yok yok yaşayan bulunur, fakat o insan değildir.
Ne kadardır 1900 lere yakin dönemleri okuyordum ve şu kanıya vardım.
Kim olursa olsun "O"cu veya "Bu"cu
İnsanlarda vatan muhabbeti had safhada.
Kitapta da İslam Bey adlı karakterin gönlünde yatan sevdalısından bile daha önem verdiği bir vatan aşkı var.
Bununla Namık Kemal'in vatan aşkının her türlü bedeni aşktan daha öte olması gerektiğini vurguladığını anlıyoruz.
Hemen kitaptan bir örnek verecek olursam;
Ben size canımı vermekten söz ediyorum.Siz bana yaşımın küçük olduğunu söylüyorsunuz.Buraya adam öldürmek için mi geldiniz, ölmek için mi? Öldürmek için geldiyseniz beni de öldürün. Ölmek içinse,emin olun sizden daha kolay,daha rahat ölürüm.
Benden ne istiyorsunuz?Vatan,bir Allah tekkesi değil midir?Tekkeye gelen kurbanın semizliğine, zayıflığına bakılır mı? Lütfen çocuklarınızın da devlet yolunda ölmelerine izin verin.Bu kadar genç veremden,vebadan ölüyor.Ben de kurşundan, gülleden ölsem ne olur sanki?
Vatan sevgisinin yanısıra sevgi, aşk gibi mevzular çok naif ve kibar bir dille okuyucuya aktarılıyor.
Üzücü olan Namık Kemal'in bu tiyatrodan dolayı sürgüne gönderilmesi.