·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Eylül 2020 22:38 Köyden gelip bir satranç şampiyonu olan ve ardından benliğini unutmuş haliyle yüzüne vuran bencilliği, insanları hor görmesi aslında ona sadece tahtanın üzerinde kazandırmıştı.
Şampiyonluk konumuna yerleştiği günden bu yana gözünün önüne inen perde ne denli karanlığa battığını ve yalnız kaldığını görmesine izin vermiyordu.
Diğer tarafta ise hapishane de gördüğü işkenceler zamanında doktorun cebinden aşırdığı kitap sayesinde santranç ile tanışan ve hayatına özgürlük katan bir Dr B. vardı.
Yaşadığı olaylar beni gerçekten heyecanlandırmaya yeterken içinde ki kendisi ile olan mücadelesi ve beyni ile iki farklı oyuncuyu yönetip, bir de oyunun hamlelerini ezberinde tutarak, kendi gölgesini yenme arzusu beni tamamen büyüledi.
Nazi işkenceleri sonucu körelen duyuların, satranç ile özgürlüğe kavuşmasını şu şekilde açıklayabiliriz; "Satranç bir oyun değil, stratejilerin yapıldığı, bir adım ötesini düşünüp görebildiğiniz bir yaşam tarzıdır."
Dr B. gemide sadece bencil bir şampiyonu yenmedi, inanmışlığın ne olduğunu herkese gösterdi.
Cehaletin evrensel olduğunu, satrancın çekiciliğini, insanların benlik kargaşasına girdiğinde ki bencilliği, güzel yürekli insanların olduğu ve inanmışlığın doruklara vardığı olayların o günden günümüze süzüldüğü aşikârdı.
Bu kitabı bir solukta okudum, bitirdim.
Stefan Zweing'in intihar etmeden önce yazdığı bu son kitap belki de bizlere bir nebze olsun sebebini aktarıyor olabilir düşüncesini aklımdan çıkaramıyorum.
Herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum ve tavsiye ediyorum.
Ayrıca bu güzel mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.