2007 ya da 2008 senesi olması gerekir, bir tv programında keşfetmiştim kendisini. yeni şafak gazetesini okumadığımdan dolayı böylesine dolu bir insanın karşı mahallede barınabilmesine epey şaşırmıştım.
o günlerden bu zamana kadar dücane bey'in nasıl bir dönüşüm yaşadığı beni pek ilgilendirmese de, ısrarla her konuşmasının satır arasında "fikirlerimi asla kendi fikriniz olarak benimsemeyiniz. insanım, hata yaparım, dün söylediğimi bugün ölçüp, biçip, tartıp, yıkarım ve onları sil baştan inşaa etmekten asla çekinmem. o yüzden, hiçbir kimsenin fikrini doğru olarak kabul etmeyiniz, kendi fikir dünyanızı siz oluşturunuz" uyarısı çok ama çok değerli. bunu, bu ülkede söyleyebilen pek az insan bulunmakta.
ister yavaş konuşuyor olsun, ister fazla dallanıp budaklandırsın sözlerini kitaplarında. o dallanan sözler çiçek açmış olarak gün ışığına çıkıyorlar her yazım sonunda. var olsun.