Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 33 dk.
Sayfa Sayısı:
90
Basım Tarihi:
Aralık 2017
Yayınevi:
Kapı Yayınları
ISBN:
9786054322084
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·90 syf.·
2022 97. kitabı
Herkese merhaba. "Göz İzi" kitabıyla ilgili bir kaç şey yazacağım. :) Yazarımız Dücane Cündioğlu. Kendisi daha on sekiz yaşlarındayken seksenli yıllarda yani okumaya, yazmaya başlamış. On dokuz yaşında biri olarak şaşırdım açıkcası. Cesaretine de hevesine de imrendim. Araştırmış çabalamış kendini geliştirmiş birisi. Az buz konuşmalarını dinleyince anlaşılan şeyler bunlar. Kitap, yazarla tanışma kitabım oldu. Çok memnun kaldım hatta biraz da hayran... Tatlı, okuması zevkli, dipte köşede olmayan ama sanki çok kuytuda kalmış gibi hissedilen anlamları aratan, soruları soran daha doğrusu kim olduğumu soran bi kitap. İçerisinde bir çok farklı başlık altında derlediği denemeleri var. Kitaba ismini veren kısım, Göz izi, genel konusu ise 'utanmak'. (Şöyle bi düşünün utanıyor musunuz bir şeylerden diye. Ben utangaç biri olduğumu düşünürdüm ama hata ediyormuşum.) Yazar her bölümde bir çok kelimenin anlamından bahsetmiş. Konuşmalarında da dikkatimi çekti, kelime anlamlarına dikkat ediyor. Bu açıdan nevi şahsına münhasır birisi. Öyle her kelimeyi söylerken açıklamak, tarihsel süreçlerini anlatmak, bir kelimenin nereden geldiğini, nereye gittiğini, insanlarda oluşturduğu izlenimi vermek.. bu yaptıkları kendisine hayran bıraktı. Yaptığı bir konuşmada "Ben kavramların insanların davranışlarını etkilediğine inanıyorum." diyor. Sanırsam bu denli dikkat etmesinin anlamı burada. Kitapta çok çeşitli kavramlardan bahsediyor. Bencillik diyor, kıskançlık diyor yazar yer yer. Bende okuyup, acaba diyorum, ben neredeyim.. Kendimi sorgulatan kitapları gönlüme daha yakın bulmuşumdur hep. Umarım sizde okur yazarla tanışırsınız. Sevdim, biğendim, nasipse ileride tekrar görüşürüz. Yazarı laf arasında, bak oku bence Türkiye'deki tek entelektüel, diyerek tanıtan cancağızıma da, inceleme için gaz
1000Kitap
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim
10/10
·90 syf.·
2023 13. kitabı
Her seferinde yazarının ismini söyleyebilmek için bakmak zaruretinde kaldığım vurucu, akıl açıcı, kültür arttırıcı, kafanın içinden ,az sahifeli ama çok şey anlatan tasavvufî bir kitap oluyor Göz İzi, Yazar , 1980 Darbesi’nden önce yoğun siyasi yaşamı olan, eylemlerdeki rolü dikkat çekmiş ve dönemin iktidarlarınca suç unsuru barındırdığı düşünülmüş , ilk gençlik yıllarının bir kulplesini hapiste geçirmiş ama araştırarak, okuyarak, düşünerek, yazarak… Felsefe, Dilbilim, Mantık, Siyaset, Edebiyat, Tarih gibi disiplinler alanında yetkin, Arapça,İbranice, Fransızca, İngilizce, Almanca ‘yı iyi biliyor ve bu ilmini hâkikatı aramak için düşünmüş, yazmış okuyucularına da bir de böyle bir yol var, istersen derdinde bir yazar oluyor kendisi.. Yaşamına biraz göz gezdirdim ki ne göreyim bu hayatın içine, kalabalıklara ziyadesiyle dalan âdemlerin başına gelen Cündane bey’i de (ismini ezberden yazdım bu sefer) ele geçirmiş ve bir çok ünlü şahsiyetin bir dönem hayatını geçirdiği Büyükada’da inzivaya çekilmiş artık.. Büyükada’ya kimler inzivaya çekilmemiş ki; Çalıkuşu’nu yazdıktan sonra Reşat Nuri Güntekin, tarihçi Ahmet Refik, Sovyet liderlerden Troçki, Elif Şafak, Buket Uzuner, Enis Batur ve Hüseyin Rahmi Günpınar.. Bugün eski İstanbulluların bir ayağının hep Büyükada’da olduğunu düşünürken başka bir düşünce doğdu zihnimde, aslında okur yazar ve düşünen tayfa için bir gereklilik adalarda mevsimsel yaşam geçirmek. Konar göçer yaşamı oldukça gerilerde bıraktık ama bazılarının hayatı hâla gönüllü sürgün.. Göz İzi eserinde Cündane Bey(yine bakmadan yazdım) temel kavramlara felsefe ve diğer ilimler ışığında yaklaşmış, hâkikat arayışı içine girmiş . Bir kitap öylesine okunmaz okumak için rastgele kitap alınıp okunmaz, ihtiyaca binaen ,yarayışlı olması gözetilerek
Deneme
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
10/10
·
Beğendi
İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun! Sen hiç olmadın ki! Evet, olmadın, çünkü sen hiç ölmedin! Ölecek kadar istemedin, ölümün pahasına istemedin, ölümüne istemedin!
1000Kitap
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
Beğendi
·
2020 105. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 18:46
Dücane Cündioğlu bu kitabıyla bana büyük bir soluk aldırdı. “Senin meçhulün de yok, her şeyin malum” diyerek sarstı. Zaten kitap seçerken; beni sarsacak, kendime getirecek kitaplar seçmeye dikkat ederim ve bu konuda “Göz İzi “ kitabında yanılmadım. Kavramları öyle güzel irdelemiş ve talip olana, okuyucusuna sorular sorarak zihnini derinlemesine yorup, düşündürüyor . Birkaç saatte okunabilir fakat anlattıklarını , cümlelerini uzun süre düşünmek gerekir. Mutlaka okuyun.
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
Cündioğlu
Puan vermedi·90 syf.·
2022 4. kitabı
Dücane Cündioğlu ile tanıştığım kitap.Feylesof.Kendisini böyle tarif ediyor. Güzel bir deneme kitabı.Bol bol düşündüren bir felsefe kitabı bence. Yazarın değindiği çok değerli konular vardı,günümüzde unuttuğumuz ve kullanılmaya kullanılmaya üzerini tozların kapladığı. Utanmak gibi, şaşırmak gibi,düşünmek gibi,kendi kendine kalmak gibi.. Kimlerin şaşırdığını ,kimlerin düşündüğünü bir kez daha idrak ettiriyor ,hatırlatıyor belki. Utanmanın nasıl ateşe dayandığını açıklıyor mesela. Utanınca neden yüzümüzün kızardığını. İnsanı düşünmeye,anlamaya,daha dikkatli bakmaya sevk ediyordu. Ne desem az ,ne desem lüzumsuz ve yetersiz hissedeceğim çok nadide bir yapıttı. Teşekkürler mahallemizin feylesofu.
Felsefe
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
8/10
·90 syf.··
2020 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2020 16:38
Deneme türünde yazılmış bir eser. Yazarın düşüncelerini yoğun bir şekilde aktarıyor okura. Dili ağırdı. (Osmanlı Türkçesi kelimelere yer verilmiş, bilgim olmayışına üzüldüm. ) Okuduğumun hepsini anlayabilmeyi isterdim. (Her ne kadar az da olsa anlayamadığım yerlerin olması canımı sıktı, keşke hiç olmasaydı. ) Bu, kesinlikle Osmanlı Türkçesi bilmemem yüzündendi. Ama anladığım kısımlar çok güzeldi, yazar kelimeleri ustaca kullanmış. İlerleyen zamanlarda daha sakin kafayla tekrar okuyacağım. Hatta muhtemelen tekrar tekrar okuyacağım. Okumayı düşünenler düşünmeyi bıraksın. :)
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
8/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2022 56. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2022 22:51
İsteseydin eğer, bir kere isteseydin , evet bir kez gerçekten isteseydin olan olurdu… Sen hiç istemeden ki dostum! İstemek nedir bilmedin ki! Hiç tutulmadın sen! Tutkuların için ölmedin ki! İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun! Sen hiç olmadın ki! Evet, olmadın , çünkü sen hiç ölmedin ! Ölecek kadar istemedin , ölümün pahasına istemedin, ölümüne istemedin ! İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun. Oysa ne öldün , ne oldun. Çünkü sen istemedin; isteğini, istediğini aslında dile bile getirmedin.Öyle ya, bir kere dile getirseydin, olurdun, bir kez adam gibi aklından geçirseydin hemen orda olmuş ve ölmüş idin. Sen hiç istemedin ki dostum! İstemesini bilemedin, istemek nedir bilemedin! Çünkü sen ol deyince olduranı hiç tanımadın!
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
Çünkü sen “OL” deyince “OLDURANI” tanımadın!
Puan vermedi·90 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2022 10:59
İstemek 'bedel ödemek' demek... bedelini hesap etmeksizin istemek demek... bedeli ne olursa olsun istemek demek... isteğin şiddeti arttıkça ödenecek bedelin miktarının da artacağını bilmek demek... bedeli büyük olduğu için olması istenenden kaçmak değil, bedeli büyük olduğu için olması istenene koşmak demek. … İsteseydin eğer, isteğinin şiddetinden, istemenin muhabbetinden yer yarılır, gök parçalanır, ma'dum mevcûda, adem vücûd'a inkilab ederdi. isteseydin eğer, günahların yok olurdu. İsteseydin eğer, bir kere isteseydin, evet bir kez gerçekten isteseydin olan olurdu... olacak olan olurdu... isteseydin olmaz bile olurdu... … İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun! Sen hiç olmadın ki! Evet, olmadın, çünkü sen hiç ölmedin! Ölecek kadar istemedin, ölümün pahasına istemedin, ölümüne istemedin!… Sen hiç istemedin ki dostum! Çünkü sen ol deyince olduranı hiç tanımadın!
Edebiyat
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
Bu bir inceleme değil kitapla hasbihaldir.
Puan vermedi·90 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Hala ne olduğunu anlamadığım/anlamlandıramadığım içinde bulunduğum/uz şu günlerde zihnimi dağıtmak için elime aldığım ve bazı şeyleri bir çerçeveye oturttuğum kitap. 1 ay önce bu kitabı alırken ön kapakta yazan 'hakikat ile yüzleşmedikçe geç kaldığını anlayamazsın ' cümlesi yer etmişti zihnime. Yazar ne anlamlar katmış bilemem ama 3 gün önce kitabı elime aldığımda daha çarpıcı bir gerçeklikle yankılandı zihnimde... Hakikat ile yüzleşmek ve şaşakalmak değil, dalmak/ dalgınlaşmak - yoğunlaşmak. Bol bol dalgınlaşıyoruz bu aralar belki de bu eylemi anlamlı kıldı benim için. Daha sonra sürekli kafamda dönen bir bölüm yazılı bir şekilde karşıma çıktı: " 'ah olmasaydık n'olurdu!' Fakat bir kere olduk bir kere bu dünyaya geldik; o halde var olmanın, varlığa gelmenin bedelini ödeyeceğiz çaresiz. #Rıza ve teslimiyet göstermeksizin kim ve nasıl bu dünyaya tahammül edebilir?# (sf.62)" Gerçekten yaşanacak bir dünya da değiliz. Her zaman böyle düşünürdüm fakat bazı şeyler daha çok idrak etmemi sağladı. Gördüğümüz her şey, yaşadığımız olaylar, yarını hep varmışçasına daldığımız dünya... Rıza ve teslimiyet olmadan tahammülü çok zor... Madem rıza ve teslimiyet göstermeye niyetliyiz o zaman yazarın dediği gibi yaşamda olmanın bedelini ödeyeceğiz. Koyacağım/ız önümüze şapkayı hangi davranış/düşünce/söylem rıza dışındaydı. Teslim oldum/uk deyip ne kadar değildik. Bundan sonrası için bu çerçevede ne kadar tüm benliğimizle var olmayı düşünüyorum/uz? Perspektifler değişecek! Bir de 'Sen hiç istemedin ki dostum! İstemesini bilemedin, istemek nedir bilemedin. Çünkü sen ol deyince olduranı tanımadın.' (sf.57) cümleleri var. Ol deyince olduranı ne kadar tanıdık. Sorsan bizden iyi bilen yok. Meğer bilen kimse yok. Dilde tekrar eden bir şey. Umarım gerçek anlamda tanımaya çalışırım/ız. İşte o
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma
9/10
·90 syf.·
2018 67. kitabı
Evin en sevdiğim duvarına yaslandım, göz izi yeni bitti, pencere açık, bir kuş ısrarla sesini duyurmaya çalışıyor, çabası takdir edilesi, gün batmak üzere, bizim burada gün sanki hep farklı bir güzellikle kayboluyor sanki her gün farklı bir tablo gibi... (durun durun fotoğrafını çekeyim hemen i.hizliresim.com/aY2YyO.jpg ) Bu aralar bir memnuniyetsizlik aldı başını gidiyor bende, sebebi de basit aslında hayat telaşı, çoğu şeyi fazla dert ettim kendime bu sebeple geçinemiyorum kendimle, tek kendimle de değil etrafımdaki herkesle, şımarıklık yaptığımı düşündüğüm oluyor ama yok yok bu şımarıklık değil, tanımlayamadım da neyse... Her gün birbirinin aynısı, hep öyle zaten dediğinizi duyar gibiyim ama bu sefer başka, bu zamana kadar hiç bu kadar aynı olduğu olmamıştı, çıkamıyorum bu sevimsiz döngünün içinden... Kuş hâlâ ötüyor, bir süreliğine o benim yerimde ben de onun yerinde olsam nolur sanki, bir süreliğine diyorum yani insan olmaktan, istemekten, düşlemekten, düşünmekten vazgeçemiyorum ama tüm bunların ağırlığını da bir süre olsun duymak istemiyorum... Doğru ağır geliyor düşünmek, istemeyi istemek, vazgeçmemek, çaba göstermek ve inanmak. Aklı ve kalbi aynı bedende taşımak, zor işte... Dur daha bitmedi, daha ne zor söyleyeyim; bilmek zor. Hayrete düşmeden bilinmezmiş. İlim için hayret gerekmiş. Sonra; yaşamak zor, insan kalabilmek zor, utanmak zor... Ah yeter artık! Kuş gitmiş, hava çoktan kararmış. Oda kapkaranlık. Kuşku duymadan isteyebilmek... Biraz bunu deneyeyim. Ama önce istemeyi bilmeliyim. Kitap sorularla dolu onları düşünürken yazıldı bu satırlar. Kitabı okurken; kendi sorularım bana yetiyordu, diye bir sitem etsemde onların çoğunun cevabını bildiğimin farkındayım. Ne diyordu yazar; "Hakikaten çok yazık. zihninde cevabı olmayan bir tek soru bile
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,348 okunma

Yazar Hakkında

Dücane CündioğluYazar · 37 kitap
Dücane Cündioğlu, Türk felsefeci ve yazardır. 1962 yılında İstanbul, Üsküdar'da doğdu.12 Eylül Darbesi öncesinde, siyasi eylemleri nedeniyle 16 yaşında siyasi tutuklu olarak cezaevine girmiş ve yaklaşık dört yıl cezaevinde kalmıştır. İlk yazıları, Hergün gazetesinde Taş Medreseden Mektuplar adıyla yayımlandı. Arapça, İngilizce, Almanca, Fransızca, İbranice öğrendi. Öğrendiği tüm dillerde yoğun okumalar yaptı. 1980'den cezaevinde başladığı yazı hayatına, çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yayımlamak suretiyle devam etti. 1985 yılından itibaren yayıncılıkla meşgul oldu ve birçok yapıtın redaksiyon heyetinde yer aldı. Yeni Şafak gazetesinde on üç yıl boyunca sürdürdüğü köşe yazarlığını 5 Şubat 2011 tarihinde sonlandırdı. Büyükada'da inzivaya çekildi. 2 Nisan 1980’den itibaren yayımlamaya başladığı ilk yazıları kendisinin mantık, dilbilim, yorumbilim (hermeneutik) gibi disiplinler aracılığıyla kavramaya çalıştığı geleneksel dinî bilimler ve bu bilimlerin modern eleştirileri üzerinedir. Daha sonra yakın tarih bağlamında din ve bilim, din ve siyaset ilişkilerini ele alan incelemelerinin yanı sıra bazı monografiler yayımlamış, felsefe, teoloji, psikoloji, tasavvuf, tarih, edebiyat, çeviri, sanat, mimarlık, sinema gibi farklı alanlarda uzun yıllar içerisinde kaleme aldığı felsefi denemelerini de sonradan kitaplaştırarak yayımlamıştır. Felsefe, teoloji, psikoloji, tasavvuf, tarih, edebiyat, çeviri, sanat, mimarlık, sinema gibi farklı alanlarda uzun yıllar içerisinde kaleme aldığı felsefi denemelerini kitaplaştırarak okuyucularıyla paylaşmıştır.