·
Okunma
·
Beğeni
·
8543
Gösterim
Adı:
Hz. İnsan
Baskı tarihi:
Ekim 2009
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944486965
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Nuh gemisine almadı beni; tektim çünkü. 
Elendim ve elenişim sırrını sulara gömdüm. 
Sahilsizdim. Hakikat gibi. 
Bir türlü göremedi dünya, ben bir hakikat idim.

Hakikat niçin hep yaşlı, niçin hep ıslak
Kavrayan mısın kavranan mı?
Delilik özgürlüktür
Kelbin kalbe secdesi
Hayy'dan gelen hû'ya gider
Hz. İnsan'ın tevazusu
Hep tevazu
Hikmet ve cinsellik
Sana benden kalan ne?
Bilmek niçin ıstırap verir?
Boşa konuşabilirsin, ama boşu konuşamazsın
124 syf.
Küf kokan bir yazı bu!

Kendime bırakılsam yazmayı istemediğim, ne var ki sırf bırakılmadığım için, kendi kendimle baş başa kalmak adına yazmak zorunda olduğum bir yazı.

Aptallar cennetinde mutlu olmayı beceremediğim için mi kınanacağım?

Benden uzak olsun böylesi bir mutluluk!

Asırlık hüznüme karşılık teklif edilen sözümona bir couplelik yaşam sevincini şiddetle reddediyorum. (Sx)


Nuh gemisine almadı beni. Tektim çünkü.
Çokluğu tehdit eden teklikti tekliğim, tekilliğim. Nuh'unkine inat (syf 3)

Öyle bir tufan ki, Nuh sadece kendinden olanı alıyor gemiye. Kendine inananı, kendi gibi düşüneni.
Oysa ben hem tek'im hem aykırı... Tufan'da çırpınıyorum çaresiz. Ve çırpınan tekliğim, çokluğu tehdit eden bir sekerat gibiydi. Öluyordum ama ölümüm bile korkutuyordu gemidekileri..
Elenmistim oysa, elenisimle beraber sırlara gömülmüştüm. Sahilsizdim..
Ancak, hem Nuh'un hem gemidekilerin unuttukları bir gerçek vardı: Nuh'un Rabb'i benim de Rabbimdi.
Belki de çırpınayım diye, kendisini anayım; yüce oluşunu yaşayayim diye salmıştı beni o sulara. Ve bunu idrak etmek için yaşamak lazımdı.
"Bir türlü göremedi dünya, ben bir hakikat idim"oysa.

Dücane Cundioglu'nun denemelerinden oluşan, insanı, insan hakkında düşünmeye sevk eden ancak sorduğu sorulara tam olarak cevap vermeyen, "kendini sorgula!" dedirten okunası bir eser..

Keyifli okumalar
124 syf.
·Beğendi
Öncelikle bu kitabı kaç gündür elimde süründürdüğüm ve okumayı ertelediğim için Dücane hocadan ve kitabından özür dilemek istiyorum..

Kitabın içeriğinden çok yazarına değinmek istiyorum. Malum, ürünü iyi anlayabilmek için o ürünü yapanı tanımak gerekir evvelinde.. iyi güzel diyorum düşünüyorum da bakalım net bilgiler bulabilecek miyim ?

Haydi bismillah

Kimdir bu Dücane hoca ?
Nelerle uğraşır ?

Bu soruları sorduğumda google teyzeye bana dilci, felsefeci ve yazar olarak kısa
cevaplar verdi. Neden kısa diyorum; çünkü hayatına dair çok bir bilgiye rastlayamadım.
Belki de ben beceremedim/araştıramadım, bilemiyorum..

Neysee

1978'de, siyasi olaylar sebebiyle cezaevine girmiş. Totalde 4 yıl cezaevinde kalmış; burada Kur'an okumayı ve namaz kılmayı öğrenmiş.

Geçen hafta Dücane hoca Ankara'daydı, yine bir söyleşisi vardı. Tabii ki böyle fırsatı kaçıramazdım. Gittim
sonuna kadar da dinledim; o kadar güzel konuşuyordu ki bırakıp gidemedim .(Bu bana
biraz pahalıya patladı; yurda geç geldiğim için tutanak tutuldu. Ama buna değerdi)
Çıkışta da minnoş bir ablayla tanıştım, sohbet ettik biraz. O kadar ortak noktayla
tanımışız ki Dücane hocayı, hayret ettim doğrusu. Bi kez daha Ankara küçük dedirtti
bana. O ablada Us Atölyesi sayesinde iyice tanımış, bende öyle tanıdım. O ablada
geçen seneki söyleşisine İbrahim abi ile(Us Atölyesinin kurucusu) katılmış, bende
onunla katıldım... Neyse güzel bir tevafuk oldu konuşarak geldik..

Orada tuttuğum notları ajandama geçirirken aklıma geldi; ben bu adamın
konuşmasını her dinleyişimde aydınlanıyorum mutlu oluyorum neden kitaplarını
okumuyorum ?!!
Aslında senenin başında bi kitapsever arkadaşımız hediye etmişti bana, hemde 1k'dan aramızdan biri, tekrar tekrar teşekkür etmek istiyorum ona da. 🤗 İyi ki beni bu kitapla
tanıştırmış

Şimdi kitabın içeriğine gelelim
Kitap, Dücane hocanın denemelerinden oluşuyor. İnsanın aklını zorlayarak yaptığı
açıklamalar tasvirler o kadar çarpıcı ki, o zorlanmadan sonra oluşan mini aydınlanmanın verdiği zevk gerçekten denemeye değer.
Kelimeleri öyle güzel açıklıyor ki; insanın, her kelimenin köküne inip en doğru şekilde
kullanılışı nasılsa öyle kullanası geliyor.

Söyleşi çıkışında tanıştığım abla da söylemişti ama insanın inanası gelmiyor; Dücane hoca liseden sürülmüş. Liseyi bitirmeden hapse girmiş, lisans eğitimi almamış..
Ama o kadar çok dil biliyor ki!!
Merak ettiği kitapları bizzat kendisi okuyabilmek ve yorumlayabilmek için bi çok dil öğrenmiş.. Ulaştığım kadarıyla Arapça, İngilizce, İbranice, Fransızca, Almanca, Farsça ve Osmanlıca'yı biliyor.. Osmanlıca ya 'zaten kendi dilim' diyor

Haa bi de 1998 den 2011 e kadar gazetelerde düzenli olarak köşe yazarlığı yapmış fakat izlediği bir filmin etkisinde kalarak köşe yazarlığı hayatına 2011 de son vermiş..
Merak edenler için; filmin adı "Bab Aziz"/ "Baba Aziz" her iki şekilde de kullanılıyor.


Bu okuduğum ilk kitabı olduğu için daha çok yazara yoğunlaşmak istedim..
Kitaptaki denemelerin başlıklarını da ekleyeyim, ilginizi çeken bir başlık olursa okursunuz

▪Sahilsizim (kitabın kalbi )
▪hakikat niçin hep yaşlı, hep ıslak ?
▪kavrayan mısın, kavranan mı?
▪eflatun-ı vakt olsan dahi
▪delilik özgürlüktür
▪ey vallahi
▪kalbin kalbe secdesi
▪hüve'l-baki
▪hayy'dan gelen hu'ya gider
▪hu sorusu
▪hu'nun sorusu
▪hz. insan'ın tevazuu
▪hz. insan'ın fakrı
▪hz. insan'ın urûcu
▪hz. mi hazret mi ?
▪sonra tevazu
▪hep tevazu
▪bilmek niçin ıstırap verir ?
▪hikmet ve cinsellik
▪cinselliğin hıristiyancası
▪kargayıla bülbülü kafese koysalar
▪çiçeklerden özür dilemeli
▪boşa konuşabilirsin, ama boşu konuşamazsın!
▪dilin bile nutku tutulmuşken
▪ah, ki ne ah!
▪şair, dervişin kardeşidir
▪tanınmamak için çıplak dolaşmalı
▪bilgi'yi karşıtlığın özünden devşirmek
▪sana benden kalan ne?
Cündioğlu, biraz felsefik bir yazar, onu anlamak o kadar kolay değil. Kafanızın boş olması ve sakin bir ortam gerekiyor öncelikle.Kitap, başta insanı hedef alarak, yer yer kelimelerin kökenine inerek, farklı kültürlerden, dinlerden de örnekler vererek  manayı bulmaya çalışan, kısa yazılar içeriyor. Kitapta bolca yabancı kelime karşılayacak sizi, bir lügat, en azından sözlük yanınızda bulunsa iyi olur Anlamanız kolaylaşır diye düşünüyorum en azından. Ben yazarın aşinası olmadığımdan biraz zorlanarak okudum eseri, çünkü felsefeden pek hazzetmem. Ama içerik güzel ve faydalıydı, insanı sarsıyor bazı bölümler. Aradan biraz zaman geçtikten sonra tekrar okuyup istifade edebilmeyi umuyorum.
124 syf.
·1 günde
Sanırım bir solukta bitiverdi..

Dücane Cündioğlun'u tanımak adına fena bir başlangıç yapmadığımı düşünüyorum. Tam da dikkatimi çeken ve kendime defalarca yönelttiğim sorular üzerine kaleme alınmış bir eser. Keyif aldım.
Eser, konu başlıklarından oluşturulmuş. Ancak birbirinden bağımsız değil. Hatta bazı konular diğerinin devamı, bazıları ise başka bir yönden konuyu tekrar ele alınmış. Ayrıca müstakil mevzulara da değinilmiş.
Tarzı itibariyle akaid-tasavvufi meczedilen yorumlar var. Farklı üsluplara da gidilmiş. Mesela terminolojiyi kullanması, kavramları birbiriyle ilişkilendirmesi vb..
Ince noktaları ise, okuyucunun ne düşüneceğini farkında ve diyaloğa giriyor. Zihnin dağılmasını engellemeye gayret ediyor. Akıl yürütülmesi gerekenler üzerinde sorularla okuyanı zorlamaktan kaçınmıyor.

Zevkle takip ettiģim, 'tevazu' ve 'basit' kavramlarıydı.

Neyden mi bahsediyor ?
Hazret-i Insan'dan :)

* Hazret-i insan (insanın mertebesi=insanlık)
"Haddini bilen , hangi mertebeye ait olduğunu bildiği gibi, ait olduğu mertebenin niteliklerini de bilirdi...
Insanlık olan/olunan bir şeydir. "

Siz siz olun benim kadar gecikmeyin esere ;)
124 syf.
·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk ve tek (fakat anlamış olmak için iki kere :) kitabıdır. Kitabın ismi dikkatimi çektiği için almıştım ve aldığımda aslında tanınmış bir yazar olduğunu gördüm tabi bu yıllar önceydi. Yazar şimdilerde kendisinde "Rönesans' dediği ruhsal bir süreçten geçiyormuş. Umarım iyi bir şeye dönüşür.

Kitaba gelecek olursak çok fazla bilinmeyen kelime var, kitabı tam olarak anlamak için Türkçeye iyi derecede hakim olmanız gerekiyor. Başlarda bu kelimelerin anlamları için İnternete bakmama rağmen okumanın sürekli kopmaması için bilinmeyen kelimelerin anlamlarını geçtiği bağlamda tahmin etmeyi tercih ettim. Kitapta önemini ve anlamını kavramamız için bazı kavram ve olguların fazlaca üzerinde durulmuş.


Kelimelerin kökenlerine inilerek ve çeşitli düşünürlere atıfta bulunularak yazar okuyucuları için düşünme yolları açmış birçok kavram ve olgu için kesin yargıya varmaktan özellikle kaçınarak bunu okuyucularına bırakmıştır. (Spoiler) Bununla birlikte bazı meselelerde de ciddi argümantasyonlar geliştirmiş ve kuvvetli bir şekilde onları savunmuştur. Bunlardan biri de cinsellik ve müstehcenliğin doğu dünyasında değil batı dünyasında bir tabu olduğudur. Yazarın ilk okuduğunuzda belki gülmenize sebep olacak bu argümantasyon için ileri sürdüğü delilleri okudukça bunun teoride doğru olduğunu görüyoruz. Deneme tarzında yazılmış olmasına rağmen kitapta şiirsel bir anlatım hakim.

Kitabı okumayı düşünenler için iyi okumalar diliyorum :)
124 syf.
·1 günde·9/10
“Üzerine düşünülmemiş düşünceler vardır” diyor Dücane hocam ve kitabın 8. sayfasından itibaren beni yakalamayı başarıyor. Düşünmeye sevk eden ve bilgi veren kitapların bende ayrıcalıklı bir yeri vardır ki bu kitapta onlardan biri oldu.

Düşünmekle biliriz, ilim sahibi oluruz; düşlemekle tanırız, irfan sahibi oluruz. Düşünmekle başkasını (gayr) biliriz, düşlemekle kendimizi (ayn) tanırız. (s.110)

Kitap denemelerden oluşuyor ve “tevazu” kısmına fazla ağırlık verilmiş ve haliyle tekrara düşmesine sebep olmuş. Fakat bu bile olumsuz bir değerlendirme yapmama müsade etmiyor çünkü tekrara başladığı anda farklı bir boyuttan konuyu ele alıp bunu telafi ediyor. Kitap adından da anlaşıldığı üzere Hz.İnsan (insan olabilmek) üzerinde yoğunlaşıyor.

İnsan mertebesinde doğan her ferd, bilfiil değil, ancak bilkuvve insan olarak doğar: kemâl-i evvel.
Mertebesinin hakkını vermediği takdirde, insanlık mertebesinden düşer: zeval, noksan, âfet. (s.60)

Mertebesinin hakkını verenlerden olmak dileğiyle, keyifli okumalar.
124 syf.
·Puan vermedi
Merhaba kıymetli okurlar… Bugün size bir arkadaşımın tavsiyesiyle kendisini tanıdığım, sonrasında da bizzat söyleşilerine katıldığım bir yazarın kitabını tanıtacağım. Yazarımız Dücane Cündioğlu, kitabıysa Hz. İnsan. Yazarın hem kendi ismine hem de kitabının ismine şaşırmış olabilirsiniz fakat kendisinin de sıradanlıktan epeyce uzak farklı bir kişiliğe sahip olduğunu hissettiğinizde şaşkınlığınız saygınlığa dönüşecektir diye umuyorum.

Kitapla ilgili yazımızın devamı : http://1cay1kitap.com/hzinsan/
124 syf.
·1 günde·9/10
Öncelikle Hz. İnsan, Dücane Cündioğlu' nun okuduğum ilk kitabı. Ve okumaya başlamak için harika bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitapta neredeyse her kavram ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmuş. Okuyucuyu kolayca içine çeken bir üslup hakim ve okurken adeta bir sohbet havası içinde olduğunuzu hissediyorsunuz.
Kitapta aslında, hakikat sorgulanarak insanın hakikat yolunda ilerleyişi irdelenmiş. Bu hakikat yolculuğunda insana çeşitli bilgiler veren, her sayfası insanı düşünmeye sevk eden ve bence insanın ufkunu açan bir kitap, dolayısıyla okunmayı sonuna kadar hak ediyor.
124 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
"Sana ancak hüznümü miras olarak bırakabilirim ey talip! O' nu sevinçle değiştirip değiştirmek sana kalmış" diyor Dücane Cündioğlu.
Kafasının içerisinde yaşamayı seven okuru, keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.Kendi anlam dünyanızda gezinirken olana bakışınız değişiyor.
Evrenin matematiğini ve hikmeti anlamak isteyenlere tavsiye edilir.
124 syf.
·8/10
“Şair dervişin kardeşidir.” (s. 111)

Kitap tesadüfen elime geçti daha doğrusu birinin atmak üzere yangın merdivenine koyduğu kitapları kurcalamış, oradan almıştım. :))
Bu kitabın ismini daha önceden duymuş olmalıyım ki aşinalığın vermiş olduğu hal ile seçtim kitapların arasından. Biraz kurcaladıktan sonra atılmak üzere konulmuş olan diğer kitapları uygun bir şekilde bıraktım. 30-40 adet kitabı elinden çıkaran kişinin bu kitaplara artık ihtiyacı olmamalı, 30-40 adet kitabın içinden kendine beş kitabı seçen kişinin yani benim kitaplara her zaman ihtiyacı var, muhtemelen benim gibi geri kalan kitaplara ihtiyacı, ilgisi olan insanlar da olabilir mantığıyla düzenli bir şekilde geri konulan yere bıraktım kitapları. :)

Kitap işte böyle dönüşümler geçiren, kişilerin ellerinden birbirine geçen çok ilginç bir araç aslında!

Kitabın manasını tam kavrayamadığımı düşünüyorum. Devamlı okuduğum kitap türü olmamasına bağlıyorum bunu. Yalnız kitabın sonlarına doğru birkaç konu kafamda boşluğu bulunan bazı konularda mantıklı gelen önerileri ile boşlukların kapanmasını sağladı. Her kitaptan edinilecek en az bir artı yan olduğunu düşünen ben bu kitaptan edindiğim bilgilere fayda gözü ile bakıyorum.
İnsanları soru sormaya ve düşünmeye sevk ediyor, konu hakkında bilginiz yetersizse sizi bol soru yağmurlarının ortasında öylece bırakıyor.

Neresinden bakarsanız. ;)
124 syf.
·Puan vermedi
Dücane Cündioğlu'nun tasavvuf felsefesine dayanan bir kitabı. Bu konu hakkında kendimi yeterli hissetmediğim için anlamakta güçlük çektim diyebilirim. Otobüste, kafede, bir yolculuk sırasında okunabilecek alelade bir kitap değil, aynı cümleyi 7-8 kez okutuyor. Belki siz 5-6 kere okursunuz ama kesinlikle daha az değil. Kitabın ilk sayfaları insanı anlatıyor. İlerledikçe kelimelerin kökenine inerek farklı kültürlerden ve dinlerden bahsederek manayı bulmamızı, daha doğru anlamamızı sağlıyor. Varlık alemindeki yerimizi ve amacımıza değinmiş ve bunları güzel cümlelerler anlatmış. Bir alıntı ile sözlerimi noktalıyorum.

" Ey talip! Unutma ki kirlenmemek kirden münezzeh olanlara, arınmak ise yazgısı kirli olanlara özgüdür. Demek ki sen kirlenmemekle değil, arınmakla mükellefsin."
Günümüz insanı için sadece 'bilmiyor' diyemeyiz; o artık bilmeyi de istemiyor. Hal böyle olunca, bu isteksiz insan, bilmediğini bilmek ister mi!
Tevazu göstermek, aşağıya inmek, aşağıdaymış gibi görünmek, yapmacık aşağılık gösterilerinde bulunmak demek değildir. Tevazu Varlık'ın ihtişamı içinde HİÇ olduğunu bilmek, bu biliş sayesinde ''hiç'' görünmektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hz. İnsan
Baskı tarihi:
Ekim 2009
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944486965
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Nuh gemisine almadı beni; tektim çünkü. 
Elendim ve elenişim sırrını sulara gömdüm. 
Sahilsizdim. Hakikat gibi. 
Bir türlü göremedi dünya, ben bir hakikat idim.

Hakikat niçin hep yaşlı, niçin hep ıslak
Kavrayan mısın kavranan mı?
Delilik özgürlüktür
Kelbin kalbe secdesi
Hayy'dan gelen hû'ya gider
Hz. İnsan'ın tevazusu
Hep tevazu
Hikmet ve cinsellik
Sana benden kalan ne?
Bilmek niçin ıstırap verir?
Boşa konuşabilirsin, ama boşu konuşamazsın

Kitabı okuyanlar 1.064 okur

  • Nur mercan
  • Science
  • Kevser
  • NURULLAH İLGİN
  • Karton Kapak
  • Hatice
  • Vasily Ksushka
  • Sumeyye ozdemir
  • Zeynep ünlü
  • Furkan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.9
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%22.8
25-34 Yaş
%39.6
35-44 Yaş
%18.8
45-54 Yaş
%5.9
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.1
Erkek
%36.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.7 (81)
9
%22.7 (60)
8
%25.8 (68)
7
%11 (29)
6
%6.1 (16)
5
%0.8 (2)
4
%1.9 (5)
3
%0.4 (1)
2
%0
1
%0.8 (2)

Kitabın sıralamaları